Emekliler için ekonomik gezme rehberi…

5

Ben de bir çok çalışan gibi yıllarca Google’a ” ne zaman emekli olurum“, ” emekli olunca ne kadar maaş alırım” gibi klasik ama çok önemli soruları sordum ve en nihayetinde de Ocak 2017 ‘den itibaren emekli oldum.  Şu anda hem kendi işimi ” sigorta acenteliği” yapıyorum, hem de emekliyim. Aslında şanslı bir emekli diyebiliriz, çünkü yıllarca hep imrenerek baktığımız yabancı emekli turistler gibi gezebiliyorum. Karşı taraftan “ooo hem çalışıyorsun hem de emekli maaşı alıyorsun, elbette gezersin” seslerini duyar gibiyim… 1 Euro’nun 5 TL’yi geçtiği ülkemizde sizce o kadar şanslı olabilme durumum olabilir mi!!! Ama ben ne tür taktikler uyguluyorum, seyahatlerimi nasıl ekonomik yoldan hallediyorum bunları sizlerle yalansız dolansız direkt olarak paylaşacağım.

1- Ucuz Uçak Bileti Alımı

Gezmeye yoğun başladığım son 15 yıldır yüksek fiyattan aldığım uçak bileti sayısı bir elin beş parmağını geçmez, çünkü biliyorum ki bir seyahatin en yüksek gider kalemi ulaşım. Peki bu konuyu nasıl aşıyorum dersiniz…

  • Yılda iki defa Avrupa ya da benzer uzaklıkta bir yere gidecek uçak biletimi THY millerimle ve sadece vergilerini ödeyerek alıyorum. Ayrıca mil biriktirme işini sonraya bırakıp avans mil alarak hesabımda her zaman bir bilet alacak kadar mil bulunduruyorum.
  • Turna.com sitesine ilk açıldığından beri üyeyim, uçak biletimi buradan alarak hem THY, Pegasus gibi havayollarının mil kazanım haklarımı koruyarak bilet alıyorum, hem de Turna’nın verdiği ekstra puanları biriktirerek yılda bir seyahatimi bedavaya ya da indirimli hale getirebiliyorum. 2017 yılında Küba biletimin Zürih-Havana etabını Turna puanlarımla bedavaya aldığımı söylesem yeterli mi!!! 2018 yılında ise bu yazıyı yazdığımda 500 TL ye yakın Turna puanım vardı hesabımda, yani dilediğim uçak biletini bedavaya ya da indirimli almam mümkün… Bu arada beni bilenler, sevenler gönderdiğim davet linkinden siteye üyelik yaparak hem kendileri ucuz uçak bileti ve turna puan kazanıyorlar, hem de benim damla damla da olsa puan kazanmamı sağlıyorlar… Ayrıca banka kartlarımdaki birikmiş puanlarımı da Turna’ya transfer ederek tek hesapta toplamış oluyorum tüm puanlarımı, böylece yılda bir ya da iki biletimi bedavaya getirebiliyorum.
  • Pegasus’un meşhur kampanyaları benim çok işime yarıyor. Şunu unutmayın ki, sadece kabin bagajı ile ( 8 kg) seyahat ediyorsanız, Pegasus’un kendi sitesinden eko bilet alabilirsiniz, diğer sitelerde bu biletlerini sattırmıyor Pegasus. Ayrıca yapılan kampanyalardan haberdar olmak için havayolu firmalarının bültenlerine abone olmak gerekiyor. 19-21 Mayıs’ta Pegasus’tan ile gül hasadı gitmek için aldığım kampanyalı bilet gidiş-dönüş sadece 78 TL… 2018 senesinde 78 TL ile havalimanına taksi ile dahi gidilmezken ben Denizli’ye gidip döneceğim, çok iyi fiyat…
  • Qatar Havayolları, her sene ocak-şubat aylarında büyük bir indirim yapar ve meşhurdur bu kampanyası. Ben de her yıl bir Asya biletini çok ucuza alırım… Kesinlikle tavsiye ederim.
  • Bu sıraladığım metotların dışında bir de kayak.it , opodo.com, e-dreams .com gibi yurtdışı şirketlerini takip ediyorum. 5-10 Euroya tek yön bilet bulmak mucize değil…Facebook’ta bu tarz bilet bilgilerinin paylaşıldığı kapalı bir gruba üyeyim, kim nereye ucuz bilet bulursa bilgi geçiyor, böylece haber kaynaklarını yakından takip edenlerden de öğrenmiş oluyorum. Facebook kapalı grubun linki için tıklayınız…
  • Uçak biletinin fiyatını bagaj hakkınız çok ilgilendiriyor, az eşya ile seyahat ederseniz ( kabin bagajı, 7/8 kg civarı) easy.jet ,  pegasus gibi ekonomik havayollarında daha uygun fiyata bilet bulabilirsiniz, ancak bileti ekonomik alıp havalimanına asla koca bir bagaj ile gitmeyin, astarı yüzüne pahalı hale gelebilir seyahatiniz.

2- Ucuz Konaklama Nasıl Yapılır?

Seyahatlerimde tercih ettiğim konaklama modeli ” olabildiğince merkezi konumda, temiz, güvenilir B&B pansiyonlar ve oteller” olup, yıldızını önemsemiyorum. Single ya da double odaları tercih ediyorum elbette.

  • Bazı şehirlerde odalarda özel duş-wc olmayan ama az önce sıraladığım tüm kriterlere sahip olan yerler olabiliyor, değerlendiriyorum bunları da. Stockholm çok pahalı bir şehir, diğer kuzey ülkeleri de öyle, ama kaldığım hostelde iki kişilik bir oda, ortak duş-wc ‘li idi, fiyatı da lokasyonu da harika idi, sanki evimde uyanmış da havlumu kapmış duşa gidiyor gibi hissetmiştim kendimi, ortak kullanım olduğundan gün boyu çok kez temizlik yapılıyor, yani bu tür seçenekleri  es geçmeyin derim.
  • Hostel kelimesinden korkmayın, yukarıdaki fotoğrafta yer alan bahçeli bu ev bir hostel, üç kişilik, otoban kenarında üstelik…Geceliği ise kişi başı 17-20 Euro civarında idi…
  • Booking.com  ile sınırlı kalmayın otel aramalarında, aynı otelin aynı odasını başka bir sitede %40 indirimli alma imkanı olabiliyor, o nedenle üşenmeyin araştırın. hotels.com, tripadvisor, agoda.com gibi siteleri de takip edin.
  • Seyahate 3-4 kişi gidiyorsanız airbnb’ye de  kesinlikle bakın, ev ortamında kalmak yerine göre iyi olabiliyor, kahvaltıyı evde yapıp, çantanıza bir sandviç atarak sadece akşam yemeğini dışarıda bir restorantta alabilirsiniz, ya da tercihinize kalmış… Beş bayan Güney Fransa’da kiraladığımız araçla gezerken, marketten harika peynirler, domates-salatalık gibi salata malzemeleri, sosları alıp çeşitli ekmeklerle sandviçlerimizi hazırlayıp parkta keyifle piknik yapıyorduk, malum Fransa’nın en pahalı bölgesi, ekonomik davranarak akşamları şarabımızı yudumluyorduk.
  • Yine İtalya’nın Toskana Bölgesinde beş gün kiraladığımız bir evde, market alışverişimizi yapıp kahvaltılarımızı ve akşam yemeklerimizi evimizde yaparak çok ekonomik bir seyahat gerçekleştirmiştik. Markette bir şişe şarap 1 Euro idi, coladan daha ucuz…
  • Daha önce çadır kamp yapmadıysanız bu yaştan sonra çadır taşımanızı elbette önermeyeceğim ama bazı bölgelerde hazır çadır ya da karavan konaklaması neden olmasın. Örneğin; Bozcaada Sulubahçe’de, Cunda’da  harika kamp alanları mevcut, sadece sırt çantanızı alıp gidebilir ve dilerseniz çadırda, dilerseniz  karavanda, dilerseniz bungalowda kalabilirsiniz, ama benim arabam var, çadırımı da götürürüm diyorsanız bu imkan da mevcut. Yani şehre,  yöreye ve iklime göre her türlü konaklama şekline açık olun.
  • Bir diğer önerim de, özellikle yurtiçi seyahatlerinde eş, dost, arkadaş ilişkilerinizi değerlendirebilirsiniz. Yurtdışından gelen kişileri couchsurfing ile evimizde bir kaç gün misafir ediyorsak yakın dostlarımızı neden etmeyelim ki… Ya da bir ahbabımızın arada kullandığı bir dağevi ya da yazlığını bir kaç günlüğüne de olsa neden kiralamayalım ( siz kira önerin, karşı taraf almayacaktır :)) ) … Ya da başka şehirdeki bir arkadaşımızı ziyaret edip bir iki gün neden beraber gezmeyelim ki… Burada kesinlikle çıkar ilişkisi ya da menfaatçilik ya da cimrilik önermiyorum, yanlış anlaşılmasın lütfen!!!

3- Şehiriçi ve şehirlerarası ulaşım

Bu konu gerçekten çok basit… Sonuçta tüm havalimanı, otogar ve tren istasyonlarından şehir merkezlerine otobüs ya da metro ile ulaşım mevcut, dünyanın her yerinde böyledir. Yapacağınız tek şey,3-4 kişi iseniz taksi ücreti ile metro benzer rakamlara mı gelir, araç kiralamak daha uygun mu olur bu soruların yanıtlarını bulmak. Tek bir şehri gezecekseniz metro ve otobüs en ideal yöntemdir, birden fazla şehir görmeyi planlıyorsanız ve de 3-4 kişi iseniz Avrupa’da araç kiralamak daha ekonomik olabiliyor, ama bu benim ilk tercihim değil, seyahatlerde özgür olmayı seviyorum, sırtçantama az eşya koyup kafama göre gezmek gibisi yok.

Ayrıca havalimanlarında şehir kartları da avantajlı olabiliyor, örneğin; Amsterdam card… Hem seçeceğiniz kartın türüne göre 24-48-72 saat sınırsız ulaşım hakkına sahip oluyorsunuz, hem de müzelerin bazılarına ücretsiz girebiliyorsunuz, ayrıca bazı cafe restoranlarda da indirim hakkınız olabiliyor. Tabi tüm bu detayları önceden araştırarak öğrenebilirsiniz. Bunun için de bilgisine güvendiğiniz, gezi tarzından hoşlandığınız seyahat bloggerlerini takip edebilirsiniz.

Özellikle Avrupa ve Asya’da tren hem şehir içi hem de şehirlerarası seyahatlerde çok yaygın bir ulaşım aracı, gideceğini bölgeye gitmeden önce tren hatlarını, saatlerini ve fiyatlarını da not almanızda fayda var. Türkiye’de ise şehir içinde minibüs, otobüs, metro (büyük şehirlerde) hem ekonomik hem de bölge halkını tanımak için çok uygun. Mardin’de şehir içinde minibüs ücreti 1,50 TL idi, taksi ise inanılmaz pahalı, yürüyemediğim yerlere minibüsle gittim.

4- Ucuz ve lokal turları takip edin

Her ne kadar bireysel gezileri tercih etsem de bazen turla gitmek de avantajlı olabiliyor, örneğin Girit’e İstanbul’dan direk uçuş bulunmuyor, bireysel olarak gitmek istediğimde Atina aktarmalı uçak bileti ya da Marmaris’ten Rodos aktarmalı bir feribota ihtiyacım vardı ama üç sene önce 299 euroya ( kur o zamanlar 3,30 Tl larda idi ) hem İstanbul- Girit direk uçuşu, hem de konaklama ve transfer hizmeti dahil, üstelik taksitle bir tur bulmuştum ve kaçırmamıştım. Girit’te ise arkadaşlarla iki günlüğüne araç kiralayıp adanın hem doğusunu hem batısını önemli şehirlerini tur haricinde gezmiş idim.  Siz de bu tür tekliflere açık olun derim…

Gittiğiniz bölgede günlük ucuz turları araştırın ve turizm information ofislerini bulmak ilk işiniz olsun.  Yurtdışında ücretsiz yürüyüş turları oluyor, şehrin en merkezi yerinde belli bir saatte toplanıp sizlere gönüllü rehberlik yapıyorlar. Biraz İngilizceniz varsa bu tür etkinliklere  katılabilirsiniz.

Yine yakın zamanda yaptığım Mardin gezimden bir örnek vereceğim. Mardin merkezden çevredeki görülecek yerlere arabasız gitmek imkansız, lokal bir tur firmasından günübirlik bir tur alarak çok ekonomik bir fiyata üstelik sadece 7 kişilik vip bir tur ile harika bir deneyim yaşadım.

5- Türkiye’nin gezilecek çok yeri var

Amacınız hep yurtdışı olmamalı, Türkiye’nin harika gezilecek yerleri var, maksat gezmek ve yeni yerler görmek değil mi, yurtiçi seyahatlerinizi trenle, otobüsle, kampanyalı uçak biletleri ile ya da bir kaç arkadaş bir araya gelip kendi aracınızla masrafları paylaşarak gerçekleştirebilirsiniz. Öğretmenevleri sadece öğretmenlere değil herkese açık… Müzekartınız da varsa tüm müzeler sizin, bu arada İşbankası Maximum kartınız var ise müzekart almanıza da gerek yok, bedava 🙂

Yukarıda yazdığım önerilere ve bilgilendirmelere ek yapmak istediğiniz, bizzat yaptığınız uygulamalar var ise lütfen yorum bırakınız, bilgi paylaştıkça çoğalır. Bizim emeklilerimiz de Avrupalı emekliler gibi neden gezmesinler dünyayı… Gezmenin yaşı yok, seyahat insana enerji verir, yaşama bağlar… Yolunuz açık ve güzel olsun…

 

 

Share.

5 yorum

  1. Solmaz Yıldız on

    Çok akıcı ve güzel bir anlatım olmuş; bilgilendirme için çok teşekkürler…
    Ben şanslıyım, hiç bunlara kafa yormuyorum çünkü kardeşimsin, sana takılmak yetiyor 😊

    • Ama kendin de yapabilirsin, bir elin nesi var iki elin sesi var, benden kaçanlar da illaki oluyordur :))

  2. Nesrin Elveren on

    Oyía’ cım süpersin ne kadar akıcı ve anlaşılır anlatmışsın..20 yaş daha genç olsaymışım bu bilgiler işime yarardı , ama yine de cesaret edersem seyahate senin engin tecrübenden yararlanırım😀

Yorum Yap