Güneş Doğubayazıt’tan yükselir…

0

Sabahın erken vaktinde bindiğim minibüs ile Van’dan Doğubayazıt’a doğru gidiyorum. Türkiye’de görülmedik güzellik kalmasın istiyorum listemde. Yol boyunca türküler dinliyoruz, melodisini ilk defa duyduğum telefon sesleri yüzümde tebessüme neden oluyor. Gün erken aydınlanıyor doğuda, erken başlıyor koşturmaca. Minibüste iki yabancı kadın, boyunlarında fotoğraf makinesi meraklı gözlerin odağı olduk bile… Kaptan şoförümüz ön koltuğa alıyor beni “buradan daha iyi çekersin” diyerek 🙂

Van’ı ve Muradiye Şelalesini geride bırakıyoruz, Tendürek beliriyor sol yamacımızda. Dağdan ziyade tepe gibi görünse de 3500 mt civarında yüksekliği. Önünde ise volkanik patlamalardan akan lavların selden kalan değişik şekilleri… En son 1855 yılında püskürtmüş lavlarını, çok da uzak bir tarih sayılmaz aslında. O kayaların arasından bile ot fışkırmış da sürüler yayılıyor.Tendurek-Dagi-Agri

Doğubayazıt’a daha varmadan sağ tarafta Ağrı Dağı’nı gördüğüm an heyecan başladı bende. Himalayalar’ı Annapurna’yı gördükten sonra Ağrı Dağı alçak kalır diye düşünüyordum ama değilmiş, ihtişamı yeter… Kentin girişindeki otogarda iniyoruz. Bize çevreyi gezdirecek mihmandarımız, aynı zamanda çalıştığım sigorta şirketinde yaklaşık yirmi yıldır acenteliğimizi yapan Nuri Öztürk karşılıyor bizi.  Zaten Doğubayazıt da bölgeden  biri ile gezilmesi gereken bir yer.

Doğubayazıt, Ağrı ilimizin ilçesi ve Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağının da bulunduğu bir sınır kentimiz. Yıllardır görmeyi çok istediğim İshak Paşa Sarayı, Nuh’un Gemisi, Ağrı Dağı gibi  özel yerler bu coğrafyada.

İlk önce Nuri Beyin ofisini ziyaret ediyorum, dar bir sokakta, kahvehanelerin küçük iskemleleri sokağa taşmış, neredeyse araba zor geçiyor. Doğubayazıt’ın ilk ve en büyük sigorta acentesi. Taaa İstanbul’dan gelen birine ilgi ve hürmet büyük. Çayımızı içtikten sonra gezimize başlıyoruz.

Sen ne güzelsin Ağrı DağıAgri-Dagi-Benimlegez

Türkiye’nin 5.137 mt ile en yüksek zirvesi olan Ağrı Dağı Nuh’un Gemisi ile karşı karşıya, hemen yanında ise yaklaşık 4.000 mt ile Küçük Ağrı yükseliyor. Dağlar, Ermenistan ve İran ile sınırımızı da oluşturuyor, o nedenle stratejik önemi çok büyük.Agri-Dagi-Dogubayazit

Askeri tesislerin önünden geçerek ( komutanlara ve askerlere selam verip kendimizi gösteriyoruz) Ağrı’nın eteklerine kadar gidiyoruz. Mevsim mayıs, bahar henüz gelmiş buralara, her yer çiçek, dereler coşkulu. Kadınlar çeşme başında çamaşır yıkıyor, bebeler toprakta oynuyor… Terkedilmiş köylerden geçerken kendimi o an bir Nuri Bilge filminde hissediyorum, filmin içindeyim adeta… Cd’den dinlediğimiz Kürtçe ezgilerin etkisi büyük tabi._DSC9925

Dere kenarından biraz yamaca doğru küçük bir çobanın yanına çıkıyoruz, kuzuları oradan oraya zıplıyor, ama birini kapıyorum kucağıma, öpüyorum seviyorum. Keşke dağcılık, tırmanış hobilerim arasında olsaymış diye iç geçiriyorum Ağrı’nın karlı tepelerine bakıp. Romanlara, türkülere, efsanelere konu olmuş bu dağa tırmanmayı çok isterdim.Dogubayazit-Gezi-Rehberi

Bölgedeki terör riski ciddi bir güvenlik kaygısı oluşturuyor, dönemsel olarak arttığı azaldığı zamanlar oluyor, benim gezim ise en düşük zamanlarına denk geldiğinden gezerken hiç ürkmedim, çekinmedim. Keşke terör olmasa da bu güzel coğrafya turizmden daha fazla nasibini alsa… Bu arada Ağrı Dağı’na çıkmanın ve  kamp yapmanın özel izine tabi olduğunu hatırlatalım.

Nuh’un Gemisi Ağrı’da mı?

Nuhun-Gemisi-Nerede

Din ve bilim alimleri büyük tufandan sonra Nuh’un Gemisi’nin Ağrı’da mı Cudi’de mi nerede olduğunu araştıra dursunlar ben Ağrı Dağı’nın karşı yamaçlarındaki gemiye benzer coğrafi şekle gittim, gördüm 🙂  Telçeker Köyünden tepelere doğru S’ler çizerek çıktık, yol boyunca bir kaç köy gördük, bazılarında kısa molalar verdik, köy çeşmesinden soğuk su içtik. Öyle köyler var ki, dağın tepesinde kuş uçmaz kervan geçmez, buralarda nasıl yaşıyorlar diye düşünmeden edemiyor insan.

İşte karşımızda Nuh’un Gemisi… İzleme noktasında müze vari bir bina yapılmış. İçerisinde haritalar, yazılar, krokiler, ziyaretçilerin notları sergileniyor. Bahçesinde ise dünya barışına hitaben,Türkçe-İngilizce-Japonca “dünyada barış daim olsun” yazılı bir plaka anıt… Şekil olarak gemiye benzeyen bu coğrafi yüzeyde herhangi bir kazı çalışması ya da bir çalışma yapılmıyor. Arada sırada Japon turist geliyormuş. Zaten gemi olduğu söylenilen tümseğe de gidilemiyor, uzaktan bakılıyor sadece. Bölge tamamen jandarma gözetimi altında. İran sınırına da yakın olduğunu dip not düşelim.

İshak Paşa Sarayı muazzamİshak-Pasa-Sarayi-Doğubayazit

Ağrı ilimizin Doğubayazıt ilçesinde bulunan İshak Paşa Sarayı, Osmanlı İmparatorluğu’nun özellikle son dönemlerinde yapılan en önemli yapılarından biri.  Saray,  Lale Devrinin son eserlerinden. 17. yy da başlayan yapımı yaklaşık 100 yılda şimdiki halini almış. II. İshak Paşa ve Çolak Abdi Paşa tarafından yaptırılmış, bu iki şahsiyetin mezarları yine sarayın sınırları içinde.Dogubayazit-Gorulecek-Yerler

Sarayın mimarisinde sadece Osmanlı esintisini değil, biraz Fars biraz Selçuklu etkisini de görüyoruz. Özellikle avluya açılan kapılardaki motifler ve figürlerde…
Agri-Gezilecek-Yerler2

Agri-Gezilecek-Yerler

366 odası, ziyafet salonu, selamlığı, zindanları, mahkeme odaları, avlusu, kapıları ile etkileyici bir güzelliğe sahip olan sarayın en önemli özelliği kesme taş ustalığının çok iyi olması. Duvar taşlarının üzerinde ustalar  imzalarını kazımışlar ve bugün bile görünebiliyor._DSC0052

17.-18. yy da yapılan sarayın merkezi bir kalorifer sistemi ile ısıtılıyor olması da dikkat çekici. Isıtma sistemi iyi olduğu halde özel odalarına taş şömineler de yapılmış. Kiler bölümünün ise yiyecekleri iyi muhafaza etsin diye serin olması sağlanmış, güneşin ışınları bu bölüme uğramıyor. Ziyafet odasında ise misafirler sofrada iken arka kısımlardaki yüksekteki pencerelerdeki kadın görevliler masayı aynalardan izleyip, servisin akışını buna göre organize ederlermiş.İshak-Pasa-Sarayi-Agri

_DSC0069

Yapının avlusunda süt çeşmesi yer alıyor, üzerinde yazan notlardan da okuyoruz ki zamanında bu çeşmelerin musluklarından birinden su diğerinden süt akarmış. O yüzden süt çeşmesi denilmiş.

Enteresan olan şu ki, sarayın manzarasında Ağrı Dağı bulunmuyor… Sarayın açılışında Mem-ü Zin eserinin yazarı filozof Ahmed-i Hani’nin de olduğunu söylüyor mihmandarımız.
İshakpasa-Sarayi-Ozelligi

Doğuzbayazıt’ın 5 km dışında, Doğubayazıt kalesinin eteğinde taş ve sarp bir zemine yapılan sarayı yabancı turistler de görmeye geliyor. Fotoğraflarda gördüğüm kadarı ile harika bir günbatımı manzarası var, ama havanın kapalı olması nedeniyle beklediğimiz o manzarayı göremediğimiz için çok üzgünüm.Dogubayazit-Nasil-Gidilir

Sarayın alt kısımlarında şimdilerde küçükbaş hayvan ağılları olan yerde ise eskiden Bayazıt şehri varmış. Sarayın kentin farklı yerlerine çıkan gizli tünelleri olduğu da söyleniyor.

Basında sarayın üstünün plastik çerçeve ile kaplandığını görmüştüm, bayağı bir konusu olmuştu. Sarayın, hava koşullarından, yağmurdan kardan rüzgardan etkilenip bozulmaması için tedbir alınması elbette gerekir, ama bunun çok daha profesyonel ve restorasyon kuralları çerçevesinde yapılması gerekir diye düşünüyorum.

Mem-ü Zin aşkını duydunuz mu?

Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin gibi bir aşk hikayesi Mem-ü Zin… Yaşanmış bir hikayeden 240 yıl sonra Hakkarili bir Kürt edebiyatçı olan Şeyh Ahmed-i Hani tarafından kürtçe kaleme alınmış… 60 bölüm, 3000 beyitten oluşan hikaye Cizre’de  1400’lü yıllarda geçiyor… Birbirlerine kavuşamayan iki aşığın, ayrılık acısı içinde ölümleri anlatılıyor. Eseri değerli kılan özelliği ise, dönemin sosyolojik ve tarih açısından da anlatılıyor olması.

Bu hikaye başrollerini Füsun Demirel ve Halil Ergün’ün paylaştığı film ile sinemaya da taşınmış. Ahmed-i Hani’nin mezarı ise İshak Paşa Sarayına oldukça yakın. Kültür merkezi gibi yeni yapılmış olan mezarda ziyaretçi sayısı şaşırtıcı derece çoktu.

Doğubayazıt gezimin diğer notları;El-Dokumasi-Kilim-Dogubayazit

  • İlçe, İran sınırında olduğundan kaçak ürünler açısından alışveriş imkanı mevcut. Kaçak çay, sigara, çerez, pirinç revaçta. Pasajlardaki dükkanlardan alınabilir.
  • El yapımı kilimlere merakınız varsa bir kaç tezgahtan oluşan kilim evini ziyaret edin, kök ve organik boyalarla renklendirilmiş ipliklerden nefis kilimler dokunuyor ve satılıyor.
  • Çarşının sokaklarındaki küçük küçük çay ocakları, kıraathaneler portre fotoğrafı çekmeyi seven fotoğrafçılara oldukça uygun. Halkı sıcak, konuşkan.

Dogubayazit-Kalesi

  • İshakpaşa Sarayı’nın hemen arkasındaki tepede M.Ö. 4 yy dan kalan Urartulardan kalma kale ve eteklerinde ise Şafii Cami gördüğün yerler arasında.
  • İran sınırına 2 km.mesafedeki Çavul köyü yakınlarında meteor çukuru bulunuyor. 1913 yılında düşen bir gök cismi yaklaşık 60 mt derinliğinde, 35 mt çağında bir çukura neden olmuş, ancak yıllar içinde çukur bir miktar toz toprak ile dolmuş. Yine de ilçeyi ziyarete gelenleri bu çukura getiriyorlar.
  • Halay çekmeyi, davul zurnayı seviyorsanız Doğubayazıt’ın kınası, düğüanü eksik olmazmış, her gece bir eğlence var. Biz de bir kına gecesine katıldık, kadın erkek karışık büyük halayların kurulduğu, keyifli bir atmosferde saatlerce halay çektik. Bu arada gece boyunca birden fazla kez şahsıma hoşgeldiniz anonslarının yapılması gururumu okşadı:)
  • Tendürek Dağı, volkanik bir dağ. Doğubayazıt’ın hemen dışında. Dağın etekleri taşan lavlarla enteresan şekiller almış. Yürümesi her ne kadar zor da olsa keçi kuzu görünce dayanamadık durduk, sürüne sürüne indik fotoğrafımızı çektik:)
  • Bütün gün gezdim de ne mi yedim 🙂 Bisküvi ve su ile idare ettim, akşam ise muhteşem bir masa beni bekliyordu. Buyrun bu yazıdan devam edin…
  • Doğubayazıt’ta konaklama yapılabilecek çok fazla seçenek yok, bir kaç otel var, biz Erter Otelde kaldık, memnun da kaldık.

Doğubayazıt’a nasıl gidilir?

İstanbul ve Ankara’dan Ağrı’ya direk uçak seferleri bulunuyor, sonrasında ise Doğubayazıt minibüslerine binebilirsiniz. Ya da benim izlediğim yolda olduğu gibi Van’a gelip hem kenti gezip hem de minibüsle Doğubayazıt’a geçebilirsiniz. Ama araba kiralayıp farklı yollardan gitmenizi, ya da güneş battıktan sonra gitmenizi tedbiren önermem, hem Van – Tendürek yolu hem de Ağrı-Doğubayazıt yolu güvenlik açısından riskli olabilir.

Teşekkür

Doğubayazıt gezimde bana rehberlik yapan, zor koşullarda heryeri bir günde görmemi sağlayan sigorta acentası  Sn. Nuri Öztürk’e gönülden teşekkürler…

Gezimin özeti aşağıdaki videodadır, iyi seyirler…

Share.

Yorum Yap