La Dotta, La Rossa, La Grassa; İşte Bologna

2

Bologna; İtalya’nın kuzeyinde Venedik ile Floransa arasındadır. 2008 yılındaki ilk İtalya turum Roma’dan başladığı halde indiğimiz havalimanı Bologna idi, oradan otobüslerle Roma’ya inmiştik, neden Bologna diye sorduğumda ise uçak biletinin daha ekonomik olduğunu söylemişlerdi. Ardından 2011 yılında Cinque Terre sehayatimde yine Bologna’ya inmiştim ama bu şehri gezmek için yine zaman kalmamıştı. Yıl 2016 ve ben üçüncü kez Bologna’ya iniyorum ama bu sefer bu şehri görmeye kararlıyım.Bologna-Universite-Sehri

Bologna İtalya’da” La Dotta, La Rossa, La Grassa” olarak bilinir, yani ” eğitimli, kırmızı ve yağlı”. Peki bu ünvanın kaynağı nedir?

Eğitimli; Dante’nin ve Erasmus’un da öğrencisi olduğu Bologna Üniversitesi 1088 yılında kurulmuş, Avrupa’nın da en eski üniversitelerinden.

Kırmızı; Bologna’nın ortaçağdan kalma binaları kızıl, diğer yandan şehirde yaşayanların ağırlıklı siyasi görüşü de sol eğilimli hatta kızıl komünistler:)

Yağlı; Bologna mutfağında yağlı makarna sosları ve et yemekleri önemli bir yer tutuyor ama ben bu ifadeyi lezzetli olarak değiştirmek istiyorum:)

Bu tanımlamaları, şehri gezerken farkediyor ve hissediyor insan…

Kırmızı tuğlaların sanata dönüştüğü şehirBologna-Gezi-Rehberi5

İtalya’nın pek çok şehrinde duvarlarda kiremit kırmızısını görürüz, panjurlar ise yeşil. Ama Bologna’da durum biraz farklı. Yüksek sütunların üzerinde yükselen kırmızı tuğlalı binaları, kemerleri, büyük kapıları ve farklı farklı kapı tokmakları ile Bologna beni ilk adımda etkilemeyi başardı. Bir ortaçağ kenti ancak Sienna gibi kasvetli değil.Bologna-Gezi-Rehberi2Bologna-Nerede

Şehri gezerken genç nüfusun çokluğu dikkat çekici seviyede olmasının sebebi anlaşıldı. Bologna bir üniversite şehri, yaklaşık 100.000 öğrenciye eğitim imkanı sağlanıyor… Gençler bu şehre gerçekten hayat veriyor,  gece gündüz meydanlarda, cafelerde, şehrin her yerindeler… Kimbilir şimdiki öğrencilerden ne yazarlar ne mimarlar çıkacak…Bologna-Gezilecek-Yerler3

Meydan derken, en popüleri Piazza Maggiore… Meydanının yapımı için 1200 yılında kilise ve çok sayıda ev kamulaştırılmış. Podesta Sarayı, Belediye Binası bu meydanda görülecek güzel ve tarihi binalardan. 14. yy da yapılmış olan Basilica di San Petronio da yine bu meydanda… Bologna’nın sembollerinden Neptün’ün çeşmesini görmeyi çok istiyordum, bana göre maalesef ama aslında olması gereken bir durum, bakım vakti gelmiş ve  dört tarafı kapatıldığından o heybetli halini göremedim.Bologna-Egitim-İmkanlari

Bologna’da da bir çok Avrupa kentinde olduğu gibi bisiklet çok popüler. Tarihi cadde ve sokakların sağdan soldan daracık geçişleri var. Böylesi dar sokaklarda bisiklet imdada yetişiyor. Mağazalar çok albenili gibi görünmüyor ama öyle olduğundan değil, mütevazilikten… Vitrinlere yaklaşıldığında tasarım harikası objeler, eşyalar uzun süre vitrine mahkum edici türden.Bologna-Gezilecek-Yerler4

Tarihi Santa Maria Kilisesi’nin avlusu ve çevresi kızıl sütunlarla çevrili. Bu bölgedeki binaların neredeyse hepsi ya müze, ya saray,  ya da benzeri değerde eski yapılardan oluşuyor. Kızıl sütunlar sanki hiç bitmeyecek gibi yol boyunca uzanıp giderken gölgesindeki minik masalarda kahve içenlere, yemek yiyenlere, mola verenlere hak veriyorum, tarihin içinde yürürken keyfini çıkartarmak gerekir.DSCF9418

Romalılardan kalmış iri kesme taşlarla kaplı orijinal caddenin sonuna nihayet gelebildim, işte karşımda Bologna’nın amblemi olan Due Torri yani iki eğik kule. İtalyanların eğik binaları kasıtlı yaptıklarını düşünmeye başladım:) Aslında kule sayısı sadece iki değil, 12.yy dan itibaren şehirde 100 civarında kule yapılmış, kimi mahkumlar için kimi şehri gözetlemek için, kimileri ev, kimileri ise dükkan için ama depremler ve diğer nedenlerle yıkılmışlar, şehir içinde bugüne ulaşan 20 civarında kule var, en ünlü iki kule ise Asinelli ( uzun olan) ile Garisenda ( kısa olan). Old town bölgesinde daha kısa kuleler zamanla binaların arasında görünmez olmuşlar ve  bazıları bir binanın duvarına duvar, bazıları da bir sokaktan diğerine geçit olmuş.

Şehirde çok sayıda sanat galerisi, müze ve müzik salonu var. Keyfinize ve ilgi alanıza göre seyahat programınıza dahil edebilirsiniz.

Bolonez sostan gastronomi şehrine

İtalya demek makarna ve pizza demek. Yoksul İtalyanlar güneyde makarna ve napoliten pizzayı gündelik yaşamları için mecburiyetten keşfetmişler ancak kuzeyde Bologna’nın verimli topraklarında yaşayanlar ise kıymalı domatesli bolonez sosu bularak yoksul yemeğini taçlandırmışlar. Şimdilerde ise tam bir gastronomi şehri Bologna. Köşe başları, ara sokaklar lezzet durağı konumundalar. Öyle ki bir mekana oturmak için saatlerce beklemeniz dahi gerekebiliyor. Oturduğunuz zaman da aklınız başka bir mekanda kalabiliyor.Bologna-Gezi-Rehberi

Due Torri’ye sırtınızı verdiğinizde caddenin solundan 40-50 metre kadar devam edip sağdan ilk sokağa sapın, zaten sokaktaki masalar, insanların arı gibi vızıldayan sesleri burada hayat var diyor. İstanbul’un Beyoğlu Hüseyinağa’sı gibi bir yer burası, manavlar, şarküteri dükkanları, cafeler, küçük lokantalar… Öyle keyifli bir yer ki, pişiremeyeceğimi bildiğim halde sebze alasım, taşımayacak kadar peynir alasım geldi. İşin daha da kötüsü yiyemiyeceğim kadar da masanın üzeri şarküteri ile dolsun istedim 🙂Bologna-Yeme-İcme2

Meşhur Tamburini‘nin önünden “acaba burada mı otursak diye iç geçirerek” geçip daracık sokakta kendimizi  kalabalığın akışına bıraktık. Alternatif mekan çok, yer yok, o kadar kalabalık bir bölge. En popüler yer olan Mercato Di Mezzo; tarihi üç katlı bir yapı olup aslına uygun olarak 2014 yılında yenilenerek yine aslına uygun bir kapalı yemek marketine dönüştürülmüş, hem pazar alışverişi yapabiliyor hem de masalarda sohbet eşliğinde yemeğinizi yiyebiliyorsunuz. Bologna-Yeme-İcme3

La Baita Formaggi isimli şarküteri markette karar kıldık ve ismimizi yazdırarak dışarda boş bir masa için beklemeye başladık. Bu arada beklerken marketten pesto sos ve ev yapımı makarna satın aldım. Pişirme işinin hiç olmadığı bir mekan düşünün, koku yok haliyle, şarap ve şarküteri ile nefis bir akşam yemeği oldu.

Yemekten sonra ise tatlı olarak, Due Torri’nin karşı köşesindeki Gelateria Gianni dondurmacıda İtalyan dondurması ile geceye nokta konuldu. Ben İtalya’da yoğurtlu ve tiramisulu dondurmaya doyamıyorum.

Gezinin diğer notları;DSCF9399

  • Bologna’da Chez Moi B&B konakladık, geceliğine kişi başı ortalama 20 Euro ödediğimiz dairenin banyosu ve odası son derece temiz ve yeni idi, kahvaltıyı ise ev sahibinin yönlendirdiği anlaşmalı cafede ücretsiz yaptık.   Tarihi bölgenin içinde olan apartın otoparkı yoktu ancak anlaşmalı otoparkı vardı. Konaklama rezervasyonu yaparken aracınız varsa bu konuya dikkat etmelisiniz, kiralık araç sokakta park edilmezse iyi olur.
  • Havalimanı şehir merkezine çok uzak değil, otobüsle ya da taksiyle ulaşmak kolay.
  • Kenti yürüyerek gezebilirsiniz ya da bisiklet kiralayabilirsiniz. Dilerseniz günlük şehir turu ( yürüyerek kültür turu, bisikletli tur, gece turu, lokal market turu vb. ) alarak rehber eşliğinde şehri tanıyabilirsiniz.
  • Müze ve sanat kenti Bologna’da yapacak çok şey, görecek çok yer var. İlgi alanınıza giriyorsa seyahatinizi planlarken bunu dikkate alabilirsiniz.
  • Nereye kaçsak dediğinizde, schengen vizeniz varsa sadece cuma-pazar haftasonu kaçamağı için ideal bir yer. Floransa’ya da çok yakın üstelik, bir taşla iki kuş neden olmasın.

Share.

2 yorum

  1. Ayten Çağlar on

    Bologna gezinizi okurken dar sokaklardan meydanlara, restoranlara, cafelere, kemerli evlere yolculuk yaptım. Umarım gerçek yolculuğu da yaparım yakında. teşekkürler

  2. Bologna sehri cok guzel ve onemli bir sehir, Bati aydinlanmasinin simgelerinden biri. Verona daha da guzelmis diye duydum, bilmiyorum artik ne kadar dogru…

Yorum Yap