Palmiyelerin gölgesindeki ada; Boracay

0

Adını ve fotoğraflarını son yıllarda seyahat dergilerinde sıkça gördüğüm, kendi küçük ama namı büyük Boracay Adası’na mart ayının ortasında seyahat etme imkanım oldu.

Filipinler’in 7107 adasından sadece biri olan Boracay, binlerce ada arasından beyaz kumsalları ve muhteşem denizi ile ( Filipinler’de bir çok ada aslında böyle) listenin üst sıralarına çıkmayı başarmış. Seyahat planlamasını yaparken Google map’ dan gördüğüm kadarı ile Boracay o kadar küçük bir ada ki üç gün kalmak bu adaya fazla mı diye çok düşünmüştüm, ama yanılmışım, üç gün yetmedi. Keyifle tadını çıkarta çıkarta gezeyim, dinleneyim derseniz minimum beş gün kalmak gerekir.

Boracay Adası dünyaya nasıl nam salmış?Boracay-Filipinler

1980’li yıllarda yani ortalama otuz sene önce küçük bir balıkçı köyünden ibaret olan Boracay’a sadece sırtçantalı gezginler gelir, gölgesinde şezlongların sıralandığı palmiyelerin yerine çadırlarını açarlarmış. Henüz internetin olmadığı zamanlarda başka da kimse gelmezmiş adaya… Sonrasındaki yıllarda turistler yavaştan yavaştan gelmeye başlamışlar, dünyaca ünlü dergilerin kapaklarında yer almaya başlayınca ada son 10 senede popülerliğini arttırmış, o bakir plajların bir kısmı zincir otel işletmeleri ve lokal motel, restoran, bar, dükkanlarla dolmuş. 2000 yılında adanın nüfusu 12.000 iken 2010’da 28.000 ‘e yükselmiş olması adanın nasıl bir hızla dönüşüm gösterdiğini açıkça gösteriyor.  Her yıl gelen turist sayısında da artış var, 2016 yılında ziyaret eden yabancı sayısı 860.000 civarında ve bunun önemli kısmı Koreli, Çinli, Asyalı…

Bugün nasıl mı? Kalabalık ama tıkış tıkış değil, ya da şimdilik böyle. Kentsel dönüşüm başlamış bile, baraka gibi mekanlar yıkılıyor, yerlerine 2-3 katlı apartlar yapılıyor.

Boracay Adası’nın beyaz kumlarıWhite-Beach-Boracay

Boracay’ın kelime anlamı ” pamuk gibi”, plajdaki kumların beyazlığı da yumuşaklığı da gerçekten pamuk gibi adına yakışır türden… Adanın etrafında tam onyedi plaj bulunuyor, onikisi turistik diğer beşi ise daha çok lokal halkın tersane ya da balıkçılık üzerine işler yaptığı plajlar. En popüler olanları hareketli ve merkezi olan White Beach ile adanın kuzey ucundaki sakin olan Puka Beach.

White Beach Boracay’ın kalbiBoracay-Adasi-Filipinler3

Boracay’ın batı kıyısı adanın turistik bölgesini oluşturuyor. White Beach’in de bulunduğu bu bölge Station 1,2,3 şeklinde ayrılmış. Güneyden kuzeye tamamı  7km olan Boracay’ın, üç istasyonun tamamı ise ortalama 4 km. uzunluğunda.

Station 1; plaj hattının kuzeyinde yer alıyor, lüks oteller ve rezidanslar bu bölgede, gece hayatı sakin. Meryem Ana heykelinin bulunduğu Willy’nin kayası plaja çok yakın, deniz çekilince yürüyerek çıkılabiliyor ve ziyaret edilebiliyor. Bunun dışında plajda herhangi bir atraksiyon bulunmuyor. Bütçeniz sınırlı ise ya da gece hayatına daha yakın olmak istiyorsanız Station 1 size göre değil.White-Beach-Boracay2

Station 2; plaj hattının , hatta Boracay’ın kalbi burası. Her fiyata konaklama alternatifine sahip, barlar restoranlar dükkanlar bu bölgede. White Beach gündüzleri şezlongların sıralandığı sakin bir plaj iken, gün batımından itibaren şezlonglar yerini masalara bırakıyor ve cafe restoranlar gece yarısına kadar hoş bir amyans içinde hizmet veriyor. Ayrıca yine bu plajda gece gündüz şezlong üzerinde masaj yaptırma imkanınız var.

Station 3; plaj hattının en güneyi, yapılaşmanın şimdilik diğer yerlere göre daha az olduğu, yeşilin daha fazla alan kapladığı, en sakin plaj bölgesi. Hosteller ve yerel halkın evleri bu bölgede daha fazla ancak kıyıda beşyıldızlı otel inşaatları başlamış bile.

Puka Beach ıssız ada misaliDSCF7274

Adaya varışımın ikinci gününde plajdaki Parawlardan birini kiralayarak ( örümcek bacaklı yelkenli diyorum ben), adanın çevresini tam dönecek şekilde bir tekne turu ayarladım. Sabah 10.00 da White Beach’den bindiğim paraw önce Station1’i geçerek adanın güneyinden döndü ve Crystal Cove denilen küçük bir adaya demir attı. Deniz inanılmaz güzel, tertemiz, berrak, dibindeki beyaz kumlar görünüyor, daha fazla dayanamayıp atladım denize… Su sıcaklığı o kadar ideal ki, hiç çıkası gelmiyor insanın.Crystal-Cove-Boracay

Crystal Cove adasına bir ücret ile çıkılıyor. Adanın mağaraları görülebiliyor, snörkel dalışı yapılıyor. Bir çeşit parti adası aslında. İsterseniz bu küçük adayı doğumgünü partisi, evlilik teklifi gibi özel etkinlikler için tüm gün kiralayıp kapatabiliyorsunuz da.Puka-Beach-Boracay3

Boracay adasının etrafını turlarken birbirinden güzel plajları gördükçe kaptana ” hangisinde duracağız” ifadesi ile bakıp iç geçirdim, en sonunda Puka Beach ‘de ikinci kez demir attık ama bu sefer iki saat boyunca plajın ve muhteşem denizin keyfini çıkardım. Boracay’ın en kuzeyindeki Puka Beach’i o kadar beğendim ki ertesi gün bu sefer tuktuklarla 15-20 dk da geldim ve güneşi batırana kadar da ayrılmadım.Puka-Beach-Boracay

Puka-Beach-Boracay2

Hava sıcak olunca, azıcık esinti güzel geliyor o yüzden bu Buka plajını sevdim sanırım. Bir de adanın en ucunda olmak heyecan verici geldi bana. Gün boyunca hamakta sallandım, tropikal meyveler ve içkiler ile keyiflendim. Plaj voleybolu ve yoga yapanları izledim. Güneş batarken plajda o kadar az insan kalmıştı parmakla sayılacak kadar az… Burada gübatımında White Beach’de olduğu gibi yelkenliler ya da ritüel yapanlar yok, sadece deniz güneş ve kumsal var…  Issız bir ada misali…

Muhteşem günbatımı aklımı aldıSunset-Boracay2

Boracay’ı ziyaret eden 100 kişiye ” nesini sevdin” diye sorsak eminim ki ilk sırada günbatımı cevabını alırız. Güneş okyanusun üzerinden alçalarak o kadar güzel batıyor ki, o an hiç bitmesin istiyor insan. Dünyanın en romantik adaları arasına seçilmesini şimdi daha iyi anlıyorum.Sunset-Boracay1

Akşam üzeri White Beach ve Station 1 bölgesi plajları insanlarla doluyor, günbatımı ritüele dönmüş adeta. Cep telefonlarını, selfie çubuklarını kapan çiftler romantik ortama ayak uydurmak için kılık kıyafetlerini bile ayarlıyorlar. Herkes farklı bir konsept peşinde 🙂

Günbatımını okyanusa açılarak izlemek isteyenler, yelkenliler ile günbatımı turuna da çıkıyor, evlenme teklifi yapacaklar için özel paketler dahi hazırlanmış.

Sabahın ilk saatleri huzur vericiBoracay2

Gece geç saatte yattığım halde sabah 06.00 ya kurduğum saatle uyanıp White Beach’e yürüyüşe indim. Akşam çekilen deniz daha tam olarak gelmemiş, az da olsa yürüyüş yapan insan var sahilde. Diğer yanda ise teknesini güne hazırlayan turcular, balıktan dönen balıkçılar, yoga yapanlar… Sakin bir güne başlayış…Boracay-White-Beach1

Beyaz kumlardan Boracay yazan çocuğun yanına yaklaşıp benimlegez yazar mısın dedim. Yazı yazılana kadar hep bir kalıp kullanıldığını düşünüyordum ki şaşkınlık içinde izledim, bıçak gibi keskin bir ağaç parçası ile kuma şekil vererek yazılıyormuş meğer… Fotoğraf ve video çekimimi yaptıktan sonra ayrıldım, benden sonra yazının alt tarafını silip kim para verirse onun istediğini yazacak 🙂

Su sporları ve aktiviteler ile tatilinize heyecan katın

Adanın çevresinde miss gibi kumlu plajlar olunca plaj voleybolu da kaçınılmaz oluyor haliyle. Hiç tanımadığınız kişilerle bir anda kendinizi aynı takımda bulabilirsiniz. İşin keyifli tarafı da bu sanırım. Yorucu olmakla beraber keyifli bir aktivite, üstelik ücretsiz 🙂

Diğer yandan dalış, snörkel, kano, parasaling, banana, su kaydırağı gibi su sporları ve aktiviteleri için Boracay biçilmiş kaftan. Station 2 deki dükkanların önüne su sporları ile ilgili tanıtım masaları kuruluyor, fiyatta pazarlık yaparak adanın zengin sualtını değerlendirebilirsiniz. Tüple dalamam diyorsanız Helmet Diving tam size göre… Ben üç günde kendime ikinci arkadaşı bulamadığım için rezervasyon yaptıramadım, ama siz siz olun kesin deneyin Helmet Divingi. Adanın doğu kıyıları ise rüzgar aldığından surf ve kitesurf severlere duyurulur.

Boracay’da Yeme İçme

Adada deniz mahsulleri ağırlıklı bir yeme içme kültürü hakim olmakla beraber Çin ve İspanyol mutfağını da görüyoruz. Bir Türk’ün aç kalması imkansız  diyebilirim:)Dmall-Boracay

D’mall; Station 2 de bulunan bir alışveriş merkezi, ama bildiğimiz AVM tarzında değil elbette. Döviz büfesinden restorana, marketten şarap evine  her türlü ihtiyaca cevap verecek bir açıkhava çarşısı. Gece yarısına kadar açık dükkanlar. Türk usulü kahvaltı Asya’da bulmak zor ama ben Lemoni Cafe’de peynirli omlet ve English Tea ile iki gün üst üste harika kahvaltı yaptım. Yine bu çarşıdaki dükkanlardan çeşit çeşit meyve, meyvesuyu,  çerez ile beş saati için kek ve kurabiye ürünleri aldım.Talipapa-Boracay

D’Talipapa da station 2 de bulunan harika bir açık pazar. Ağırlıklı olarak deniz ürünleri satılmakla beraber tavuk ve sebze de satılıyor. En güzel özelliği ise; burada alacağınız balığı, karidesi, istakozu, yengeci pazarın çevresindeki pişiricilere kilo hesabı üzerinden dilediğiniz gibi pişirtip yiyebiliyorsunuz. Dikkat etmeniz gereken tek konu fiyatlara sıkı pazarlık yapmanız gerekir, 100 birim istiyorlarsa siz 40 dan kapı açın ve en fazla 50 de kapatın pazarlığı.DSCF6852

Okyanus balığının deniz balığı kadar lezzetli olmadığını baştan söylemeyelim, kırmızı mavi balıklar çiğken pek hoş görünseler de pişince bol limon sıkmadıkça bir tadı yok maalesef. Ama karides ve kalamar yiyebildiğiniz kadar yiyin derim, hem ucuz hem lezzetliler. Bu arada D’Talipapa çevresindeki pişiriciler temizlik açısından makul seviyedeler, gönlünüz rahat olsun, sadece ne kadar pişmiş seviyorsanız ona göre söyleyin.

Yol kenarlarında, plajlarda satılan ananas, coco, mango gibi tropikal meyvelerin hakkını vermem lazım hepsi birbirinden leziz, Türkye’de yediklerimle mukayese dahi edemem.

Gece Hayatı ve BoracayBoracay-Adasi-Gece-Hayati2

White Beach boyunca sıralanan barları dünyanın dört bir yanından gelen turistler olduruyor, yapılan müzik de herkesin dinleyeceği türden. Ayrıca güneşin batımından sonra otellerin plajlarındaki şezlonglar toplanarak mumlar ve lambalarla aydınlatılan, canlı müzik yapılan romantik bir bahçeye dönüşüyor. Günün ve güneşin yorgunluğunu atmak isteyenler buralardaki sakin gece hayatına takılabilirler.

Disco ve clup müzik sevenlere ise Galaxi ‘yi önerebilirim. D’mall in arka kapısında bekleyen servis aracı ile ücretsiz olarak Galaxi’ye gidebilirsiniz. Mekan kapalı ancak içerisi yüksek tavanlı, ferah bir clup. Dileyen loca kiralayabilir (örneğin; loca ücreti 7000 Php ise hesap bu rakamın altında gelirse 7000 Php ödüyorsunuz, loca fiyatının üzerinde bir hesap gelirse normal hesap ödüyorsunuz)

Boracay Adası’na UlaşımDSCF7269

Filipinler’in başkenti Manila’dan Boracay’a hergün karşılıklı ve düzenli uçak seferleri yapılıyor. Philippines Airlines, Cebu Airlines veya Air Asia’nın kendi web sitelerinden uçak bileti alınabiliyor. Boracay Adası’nda havalimanı yok, uçuşlar Panay Adası’na yapılıyor. Uçak bileti sitelerinde bakınırken iki alternatif havalimanı olduğunu gördüm, biri Caticlan  Havalimanı ( Boracay’a en yakın olanı ) diğeri ise Kalibo Havalimanı, bu iki havalimanı da Panay Adasında.

Uçak bileti alırken dikkat edilmesi gereken iki husus var:

1- Bagaj hakkına göre fiyat değişkenliği söz konusu. Ben 10 kg limiti seçerek bilet aldım, çünkü 10 kg ile 20 kg bagaj arasında %50 civarında fiyat farkı vardı. Uçuşlarda kabin içi azami 7 kg limiti hassas bir şekilde uygulanıyor, bavul büyüklüğünüz kabine uysa bile ağırlığından dolayı kabine alınmıyor.

2- Havalimanı Caticlan ile Kalibo arasında da fark var, ama siz siz olun Caticlan’ı seçin, çünkü adaya sadece 15 dk. mesafede.

Caticlan Havalimanı’na indikten sonra otobüsler terminale giderken köyün içinden geçerek gidiyor, terminal şuracıkta diyorsunuz ama pist ve havalimanının küçüklüğü ve uçuş güvenliği için böyle bir yöntem bulunmuş. Havalimanından kalacağımız otele transfer organize ettiğime ilk başta gereksiz bir şey mi yaptım acaba diye düşünmüştüm ama yine yanıldım, iyi ki de yapmışım. Mesafe yakın ama sürekli bir feribot, minibüs in bin olayı ve fiş, bilet, evrak olayı var. Transfer hizmetinde bunların hiçbirini yaşamıyorsunuz, organizasyon gerçekten çok iyi.

Panay’dan feribot ile yaklaşık 15 dk.da Boracay’ın iskelesine ulaştık, bizi bekleyen transfer aracımızla adanın güney ucundan ortalarına doğru yola çıktık. Yol boyunca sarkan telefon ve internet kabloları, bisiklet ve minibüsler, gidiş geliş ayrımı olmayan yollardaki trafik keşmekeşliği, klasik Asya görüntüsü bir an nedense fotoğraflarda gördüğüm o palmiyeli beyaz plajlara gitmiyormuşuz gibi hissettirdi bana. Tam da böyle bir karmaşa içinden sıyrılarak denize sadece 100 mt. mesafedeki  Luxx  Boutique Boracay otelimize vardık 🙂

Boracay Adası; deniz güneş doğa eğlence isteyen herkesin keyif alabileceği bir rota. Ulaşımı çok kolay gibi görünmese de THY ile Manila’ya direk uçarsanız tek aktarma ile adaya ulaşmanız mümkün. Ya da benim gibi aktarmalı uçuş önemli değil, yeter ki uçak fiyatı düşük olsun diyenlerdenseniz kampanyalı uçuşları takip ederek neredeyse yarı fiyatına bilet ile gelebilirsiniz.

Boracay Adası’na ne zaman gidilir?Boracay-Adasi-Filipinler

Boracay Adası, ekvator kuşağına çok yakın ve Hint Okyanusunda. Turistler daha çok Kasım-Mayıs döneminde yani yağışın en az olduğu dönemde gidiyor adaya, o nedenle otellerin doluluk oranı yükseliyor ve fiyatlar da artıyor. Bu dönemde hava sıcaklığı ortalama 25-32 derece. Mayıs-Temmuz arası sıcaklık 38 dereceye kadar yükseliyor. Temmuzdan itibaren yağışlar başlıyor ve ekim ayına kadar düşük sezon yaşanıyor.

Share.

Yorum Yap