Sekiz asırdır süregelen bir şenlik; Koyun Atlatma

4

Anadolu’nun her köşesinde bir gelenek süregelir asırlarca… Denizli’nin Çal ilçesine bağlı Aşağıseyit Köyü’nde de 8 asırdır koyunlar suya indiriliyor bir bayram edasında… Dile kolay tam 800 yıldır devam eden bir gelenek… Aşağıseyit’e koyun atlatma şenliklerine gidiyorum dediğimde Denizlililerden duyduğum ilk söz “Aşağıseyit, Yukarıseyit, bulamazsan Çal’a seyirt” oldu. Bizler varlığından henüz haberdar olmuş olsak da Aşağıseyit Köyü, Vikipedia sayfalarında yerini almış bile.

Şenlik alanı Büyük Menderes kıyısındaCal-Asagiseyit-Koyun-Atlatma

Aşağıseyit Köyü’nün içinden geçen yol şenlik alanına kadar götürdü beni. Bayraklar, flamalar asılmış bayram yerine dönmüş adeta. 800 yıldır Büyük Menderes nehrinin kenarında aynı yerde yapılıyor şenlikler. Güneşten korunmalı oturma alanları, jüri masası, ses düzeni, yiyecek stantları, pazar yeri her şey hazır. Sabah 8.30 da alana girdiğimde sanırım ilk yabancı ziyaretçi ben idim. Biraz şaşkın bakışlar görmedim değil. Sabahın erken vakti tek bir bayan bir başına gelmiş… Anadolu insanı misafirperverdir, bu özelliğimizin hala korunduğunu görmek çok sevindirici.Cal-Asagiseyit-Koyun-Atlatma2

Sabah çayını Belediye Başkanı ve organizasyon heyeti ile beraber içtik, gelecek sene için nasıl bir şenlik alanı hayal edildiğini öğrenmiş oldum. Daha organize, daha fazla katılımcı ile yöresel bir şenlikten çıkıp uluslararası bir organizasyona dönüştürülmesi hedefleniyor. İçimdeki bir ses yöreselliğini ve çapını koruması tarafında, diğer ses ise neden İspanyolların Domates Festivali gibi olmasın diyor.

Kimine göre Koyun Atlatma, kimine göre Koyunu Sudan Geçirme denilse de 843. kez gerçekleştirildi bu yıl. Denizli’nin Çal ilçesine bağlı Aşağıseyit Köyü’nde Büyük Menderes Nehri’nin kıyısında, her yıl ağustos ayının son pazar günü yapılan şenliklere çevre köy ve ilçelerden de ilgi çok büyük.

Koyunu Sudan Geçirme ve tarihçesiSudan-Koyun-Gecirme

Herşey yörük çobanının Oymak beyinin kızına olan sevdası ile başlamış, bu sevda içten içe büyümüş de büyümüş, aşkını dile getiremeyen çoban çareyi kavalında bulmuş ve ezgileri ile sanki Oymak beyinin kızına kendini ifade etmeye çalışmış. Kız da, yanık kavalın sesini farketmiş ve hatta bir süre sonra kavalın dilini anlamaya başlamış. Kaval sadece Oymak beyinin kızını değil, sürüyü de etkilemiş, koyunlar çobanın peşinden ayrılmaz olmuşlar.Koyun-Atlatma-Cal-Denizlii

1.rivayete göre; bir gün sürüye hırsızlar dadanmış, önce çobanın elini ayağını bağlamış sonra da sürüyü çalmak istemişler, ancak koyunlar yerlerinden adım dahi atmamış. Bunun üzerine çoban, hırsızlara ” elimi çözün kavalımı verin çalayım, sürü yoksa gitmez” demiş. Çobanın elini çözülmüş ve kavalını alan çoban yanık yanık çalmaya başlamış, kavalın sesini duyan Oymak beyinin kızı ise çobanın ve sürünün tehlikede olduğunu anlamış ve köylülere haber vermiş, çoban ve sürü köylüler tarafından kurtarmış.Koyun-Atlatma-Cal

Aşkını dile getiremeyen çobana Oymak beyi sürüyü kurtardığı için sevecen yaklaşmaya başlamış, kızını tek bir şart ile vereceğini söylemiş. Koyunlara üç gün boyunca tuz verilecek ve üç gün boyunca susuz bırakılacak, üçüncü günün sonunda koyunlar Menderes Nehrinin kenarına getirilecek, koyunların su içmesini engelleyerek nehrin karşına geçirebilirse kızını çobana verecektir. Çoban zor olan bu şartı sürüsünü ve kavalına güvenerek kabul etmiş. Üç gün boyunca tuz yalattığı koyunlarını nehrin kenarına indirmiş. Ancak karakoyun hızla nehre doğru koşmaya başlamış, kavalına asılan çoban yanık yanık çalmaya başlamış, karakoyuna ezgileri ile adeta yalvarmış çoban, karakoyun bunu anlamış ve suyu içmeden geri çekilmiş.Koyunu-Sudan-Gecirme-Asagiseyit

Sürüsüne kavalı ile su içirtmeden bekletmeyi başaran çoban iddiayı kazanmış ve Oymak beyi kızını çobana vermiş. Bir süre sonra karakoyunun kuzusu susuzluk ve tuzdan dolayı ölmüş, çoban buna çok üzülmüş haliyle. Aşkına kavuşan çoban, karakoyunun kuzuna yürekten üzülmüş ve bir türkü yakmış.

2.rivayete göre ise, koyunları nehirden karşıya su içirtmeden geçirdiği halde Oymak beyi kızını çobana vermemiş ve kız hastalanmış, yataklara düşmüş, bir müddet sonra da ölmüş. Çoban ise kendini dağlara vurmuş.

800 yılı aşkındır her yıl ağustos ayının son pazar günü çobanlar, sürülerini boyayıp süsleyerek kaval ezgisi eşliğinde Menderes nehrinin kenarına indirip sürüyü dereden geçirmek için yarışırlar. Sürüsünün en önünde erkek koyun renkli ve lider havasında, amaç ise erkek koyunu ve peşindeki sürüyü çobanın gerisinden en hızlı şekilde suya sokmak.

Yarışmaya yaklaşık 45 çoban ve sürüsü katıldı bu yıl. Bir iki çoban yarışmadan çekildi, kalanlar ise büyük bir heyecan ve coşku ile yarıştılar. İlk elemeleri on civarında çoban geçti, yani sürüsünün erkek koyununu ardından suya atlamasını başardı. İkinci turu ise dört çoban ve sürüsü geçti. Bundan sonraki aşamada ise jüri değerlendirmesi devreye girdi ve ilk üç belirlendi. Kazananlara ise hayvan yemi dağıtıldı ve altın takıldı.Koyun-Boyama

Yarışları izlemek hem keyifli hem de heyecanlı. Her çoban farklı bir stil kullanıyor dereye sürüsünü indirirken. Kimi coşkulu ve koşarak kimi sakin sakin yürüyerek. Her sürünün ardında da çobanın üç beş yardımcısı oluyor. Erkek koyunlar yarıştan önce özenle boyanıyorlar. Boyalar ise kök boya. Çobanlar bu yarışa özel hazırlanıyorlar, yarıştan bir kaç gün önce dere kenarında antrenman yapanlar dahi oluyor. Yarıştan sonra ise yine Menderes Nehrinde koyunlar yıkanıp boyaları akıtılıyor.

Şenliğin ilk günü çeşitli yarışlar yapılıyorKoyun-Atlatma-Nerede-Yapılıyor

Koyunu Sudan Geçirme yarışları şenliğin ikinci günü gerçekleştirilirken ilk gününde çeşitli yarışlar yapılıyor ve kazananlara derecesine göre hayvan yeni hediye ediliyor.

  • En güzel çoban köpeği
  • En güzel ev köpeği
  • En güzel koyun
  • En güzel kuzu
  • En güzel çoban kostümü

Çoban köpeği ve ev köpeklerinin havlamaları arasında renkli bıcır bıcır kuzular öyle sevimlililer ki, bir bebeği ısırarak seversiniz ya öyle sevesi geliyor insanın. Köpekler ise değişik aksesuarlar ile oldukça havalı geçiyorlar jüri önünden. Jüride köpek yetiştiricisinden veterinere, Aşağıseyit Köyü muhtarından ilçe ziraat teknisyenine kadar konu ile ilgili kişiler bulunuyor. Hayvanların kilosuna, görünüşüne, davranışlarına bakarak puan veriyorlar ve en sonunda tüm puanlar toplanıyor, en yüksek puan alan hayvanlar dereceye girmiş oluyor. Hediyesi ise hayvan yemi…

Aşağıseyit Köyü’ne nasıl gidilir?Asagiseyit-Koyune-Nasil-Gidilir

İstanbul’dan sabah 06:00 uçağı ile 45 dakikada Denizli’ye vardım. Havalimanından kiralık araç bulmak mevsim itibarı ile yoğun olduğundan neredeyse imkansız. Bir kaç gün öncesinden rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Ama ben bunu çok dert etmedim açıkçası, madem bir köye gidiyorum yerel ulaşım kaynaklarını deneyerek gitmek daha maceralı olabilir dedim içimden. Denizli Çardak Havalimanından  bindiğim Havaş otobüsü ile Kaklık Mağarası sapağına kadar geldim ( 13 TL), sonrasında bu sapaktan Çal otobüsünü beklemeye başladım, yaklaşık 15 dk. sonra otobüs geldi ve Çal’a bir kaç km. kala Değirmen Yeri sapağında bıraktı beni ( 5 TL). Bu sapak Aşağıseyit Köyü tabelasının olduğu nokta ve burdan sonra artık araç yok, yaklaşık 4 km lik yol yürünecek türden de değil sırtçantası ile, köye şenlikler nedeniyle gelen çok araç var, el kaldırdığım ilk araç ile köye kadar gelmiş oldum.

Aşağıseyit Köyü’nde konaklama imkanı

Köyde konaklama için bir otel ya da pansiyon bulunmuyor. Şenlik alanında çadır kamp kurulabiliyor. Dileyenler köydeki evlerde misafir kalabilirler. Biz iki kişi köyde kalmayı tercih ettik, sabahleyin horoz sesi ile erkenden uyandık. Ayrıca, Çal merkezde belediyenin misafirhanesinde de konaklama imkanı sınırlı da olsa var. Ancak, karavan ya da çadır kampı daha keyifli olacaktır.

 Gezinin diğer notları:Cekirdek-Uretimi-Denizli-Cal

  • Aşağıseyit Köyü’nün kardeşi var, Yukarıseyit Köyü.
  • Bu köylerde çekirdek üretimi yapılmakta, nisan ayında ekilen çekirdekler eylül ayı başına kadar hasat ediliyor ve kuruyemiş imalatçıları tarafından toplanıyor.
  • Yörenin aslında üzüm bağları da meşhur, son dönemlerde fazla kazanç olmuyor diye çekirdek üretimine geçenler var. Yol boyunca beyaz üzümler öyle güzel sallanıyorlar ki asmalardan, insan bağa girmemek için kendini zor tutuyor.
  • Aşağıseyit Köyünde evinde misafir olduğumuz Hasan Amca da diğer köylüler gibi candan ve samimi idi. 2003 yılının yarışlarını cd’den izlettirdi bize, seneye yine davetliyiz şenliklere…
  • Çal Belediye Başkanı Sn. Fethi Akcan, vizyonu olan girişimci bir idareci, şenliklerin Unesco Kültür Miraslarına dahil edilmesi için var gücü ile çalışıyor.
  • Şenliğe çok sayıda fotoğrafçı katılıyor, ama sanırım bu yıl benden başka blogger yoktu. Gelecek yıl belki daha fazla rağbet olabilir.
Share.

4 yorum

    • Yolunu öğrendim artık Aşağıseyit’in :)) Misafirperverliğin için tekrar teşekkürler Süleyman…

  1. HİKMET ZORA on

    OYA hanım merhaba .Ben 53 yaşında 2 çocuk annesi orta halli bir ev hanımıyım. Sizi facebook tan takip ediyorum . Her zaman biryerlere gitmek,benim için hayal derken sizden aldığım cesaretle şu an itibariyle 2 buçuk aydır Amerikadayim 2 buçuk aydaha kalacağım .Oya hanım beni çok utandırdınız . Ben aslen Uşak Karahallı ilçesindenim. Denizlı Çal Karahallıya yarım saat uzakta ve ben bu koyun atlatma şenliklerinden hiç haberdar değildim şimdiye kadar . Buyaz mutlaka gideceğim iyiki varsınız TEŞEKKÜR EDERİM . Selamlar

    • Bunları duymak ne güzel, gerçekten çok duygulandım Hikmet hanım… Ayrıca ben bile henüz Amerika’ya gitmedim ama sizi göndermişim:)) Şenlik kısmına gelince; yazarak fotoğraflayarak daha fazla insanı haberdar etmeye çalışıyoruz, Denizlili olup da bilmeyen de çok… Ama kesinlikle izleyin derim… Amerika’ya eşe dosta selamlar, siz de iyi ki varsınız sesime ses oldunuz.

Yorum Yap