Toskana’nın birbirinden güzel köyleri

0

Eylül, kimine göre hüzün, kimine göre ise hasat ve bereket ayıdır… Biz, hüzünleri bir kenara bırakıp, Eylül’de İtalya’nın nefes kesen güzellikteki Toskana Bölgesinin köylerini gezelim dedik… Öyle turla filan değil, ev ve araç kiralayarak maliyetleri olabildiğince minimuma çekerek, dilediğimiz manzarada mola vererek, yani özgürce keşfederek…

İtalya’nın bağları ve çiftlik evleri ile meşhur Toskana Bölgesi

Toskana, İtalya’nın orta kesiminde bulunuyor… Kartpostal tadındaki manzaraları, çiftlik evleri, ayçiçeği tarlaları, üzüm bağları, kocaman yuvarlak saman balyaları… Yani İtalya’nın en güzel bölgesi diyebilirim… Bir kaç şehir ve köy ismi de vereyim: Floransa, Siena, San Gimignano, Pisa, Lucca, Pienza bunlar sadece popüler olup ismini duyduğumuz yerleri… Toskana, sadece turistleri değil sinemacıları, ressamları da etkilemeyi başarmış bir bölge. Çok sayıda sinema filmine set olmuş, ünlü aşk romanlarına ise ilham kaynağı…

Toskana’nın köylerinin ortak özelliği kule köy olmaları… Ortaçağdan günümüze ulaşmış köylere baktığımızda tepelere kurulduklarını ve hepsine güvenlik amaçlı kuleler yapılmış olduğu görüyoruz. Bu benzerlik nedeni ile bazı köyleri zaman zaman birbirilerine karıştığım dahi oluyor:) Ama birazdan anlatacağım köyler öyle böyle değil, tam bir doğa harikası içinde ve hepsinin kendine özgü estetik yanları var.

Güne Toskana’da uyanmak…

Toskana Bölgesine geliyorsanız kesinlikle bir evde ya da agriturismo denilen çiftlik evlerinde konaklamalısınız. Standart olanından en lüks olanına kadar arayacağınız her türde ev mevcut ve neredeyse hepsi konsept dergilerden fırlamışçasına stil sahibi hoş evler… Kiminin Toskana manzaralı terasına, kiminin penceresinden içeri sızan ışığa, kiminin nostaljik mutfağına, kiminin ise rahat yatağına vuruluyor insan… Bir kaç konaklama alternatifinin linkini şuraya bırakıyorum, neden evde konaklayın dediğimi daha kolay anlatmış olurum size:))

  • Siena’ya yakın bir Agriturismo çiftlik evi: Villa Opera
  • Pienza’ya yakın bir kır evi: Podere Ampella
  • Asciano’daki muhteşem manzaralı Agriturismo: Baccoleno
  • Pozzuolo’ya yakın bir kır evi: Villa Cozzano
  • Arezzo’ya yakın olan ve bizim kaldığımız ev: Lalisa

Bu evlerde mutfağın olması en az bir öğünün evde alınması ile ekonomi sağlaması açısından da faydalı. Bizim evimiz iki katlı bir kır evinin ikinci katında idi, 4-5 kişinin rahatlıkla kalabilecek kadar da büyüktü ki biz üç kişi idik… Ayrıca İstanbul ve Türkiye’yi çok seven İtalyan ev sahibimizin kapıya hemen hergün bıraktığı ikramlar da yüzümüzde kocaman gülücüğe neden oluyordu. Mutfaklı evimizi bütçemize yardımcı olsun diye kiralamıştık ama sonrasında iş keyifli bir hale dönüşmüştü, market alışverişine doyamadık desem yeridir,  Toskana şarabına 1-2 Euro vermek çok cazip değil mi sizce de… Aldığımız sebzelerle her akşam evde ziyafet vardı resmen. Ayrıca kahvaltıyı evde yapmayı da seviyorum ben. Sabahleyin pencereleri açıp mis gibi havayı evin içinde hissetmek gibisi yoktur, hele de Toskana’da iseniz, bir yandan kuş sesleri bir yandan mutfaktan gelen güzel kokular…

Hiçbir yere gitmek istemeseniz de ev doğanın ortasında olduğundan çok bir şey kaçırmamış olursunuz, seyahatiniz amacı dinlenmek  ise Toskana en güzel yer… Yeşilin her tonunu gördüğümüz tepecikler doğal bir renk kartelası gibi… Ama buralara kadar gelmişseniz üzüm bağlarını, köyleri, selvi ağaçlarının sıralandığı yolları da görün derim:)

Chianti’de şarap festivali

Eylül ayı Toskana’da bağbozumu vaktidir, seyahatimiz boyunca geçtiğimiz köylerin neredeyse hepsinde üzüm bağı gördük ama Chianti’nin yeri ayrıı. Bu bölge üzüm ve şarap vadisi… Sonbaharın renk dönüşü başlamamış olsa da hasadı ve festivali yakalamak güzel oldu bizim açımızdan.

Yörenin şarap üreticilerinin toplandığı güzel bir şarap festivaline denk geldik. Kişi başı 7 Euro verip bir bilet alıyorsunuz, karşılığında büyük bir Paşabahçe kadehi ile beş adet şarap tadım fişi veriyorlar. Paşabahçe görünce gururumuz okşanmadı değil:) Farklı farklı bağlardan şarap tadımlarımızı yapıp, geleneksel bayrak gösterisini izledik

Festivaldeki şarap tadımı bize yettiğinden ayrıca bağda tadıma katılmayıp kendimizi yine vurduk Toskana’nın kıvrımlı yollarına, ama siz şarap meraklısı iseniz bu gölge tam size göre, yemekli/yemeksiz tadım günleri yapılıyor bağlarda, günbatımları izleniyor. Romantik çiftlere özel programlar da yapılıyor.

Toskana’nın kale içindeki köyleri

Ortaçağdan günümüze kadar bozulmadan ulaşmayı başarabilmış birbirinden güzel köyler varken ne Lucca’dan ne de Siena’dan bahsedeceğim burada… San Gimignino, Pienza, Montalcino, Cortona, Montepulciano köyleri yüksek tepelere kurulmuş köylerden bazıları… Kuleleri ve şirin meydanları olan bu köyler artık turistlerin uğrak noktaları olmuş olsa da hala aşırı kalabalık sayılmazlar, özellikle haftaiçi çok daha sakinler.

Pienza, Toskana Bölgesinin güneyinde yer alan peynirleri ile meşhur bir köy… Akşam günbatımı yaklaşınca köyün balkonu gibi olan seyir teraslarında şarap eşliğinde yer tutuyor turistler, bu köyün manzarası gördüklerim içindeki en güzel manzara diyebilirim. Ayrıca fotoğraf çekiminin en verimli olduğu yerlerden, selvi ağaçlarının ritmik görüntüsünü yakalayacağınız bir kaç agriturismo da girer kadrajınıza…

Cortona, üzüm bağları ve ayçiçekleri ile aklımda kaldı… Köye çıkmadan önce yol üzerinde bir bağda mola verip hem bağbozumunu izlemiş hem de üzümlerin tadına bakmıştık… Cortona da yine tepelerde bir kale içinde kurulmuş. Cortana ‘ya özel bir yazı da yazdım detaylıca, buradan okuyabilirsiniz.

San Gimignino  Siena’ya daha yakın ve diğer köylerden biraz daha turistik ve haliyle kalabalık ama çevresindeki kır evleri muhteşem. San Gimignino’da birkaç saatinizi şarap tadımı ve makarna atölyesine ayırarak seyahatinizi daha farklı kılabilirsiniz. Ben bisiklet süremiyorum ama sizin böyle bir sıkıntınız yoksa San Gimignino bisiklet için harika rotalara sahip. Hiçbirşey yapmayıp küçük bir piknik sepeti ile kendinizi doğaya da bırakabilirsiniz, huzurlu bir kaç gün için buralara gelmeye değer…

Toskana vadisindeki en güzel selvi yollarının bulunduğu Montepulciano’nun şarap mahzenlerine küçük gruplar halinde alıp gezdiriyorlar, en güzel şarapları çok da pahalı olmayan ücretlere alma imkanı var. Montalcino ise teras kıvamındaki keyifli köylerden biri. Taş parke döşeli yollarında Toskana konseptli hediyelik eşya dükkanları ile sıralanmış, manzaraya bakan balkonlu cafeler, çan kulesi, kilise…Tipik bir İtalyan köyü…

Benim kaldığım ev ise Arezzo’ya yakın Foiano della Chiana’da idi… Bu küçük kasabadaki sokak sergisi harika idi, surların bir cephesine boydan boya fotoğraflar asılmış, bölgede çekilen fotoğraflar sergileniyordu. İşte tam da bu fotoğraflara bakarken kabak yetiştiriciliğinin ne kadar önemsendiğini farkettik, bizim evimizin sağında solunda tarlalarda koruma altında büyütülen koca koca kabakları gördüğümüzde ilk önce pek anlam verememiştik, oysa her yıl yarışma düzenlenip en büyük kabağı seçiyorlarmış. 900 kg luk kabak olur mu demeyin, oluyormuş…

Turistik olmayan köylerden birinde de pazar sabahı yerel halkın bir oyununa denk geldik, duvara büyük bir tombala kurmuşlar, keyifle tombala oynuyor amcalar dedeler… Teyzeler nineler ise köy pazarındaki tezgahları dolaşıyorlar. Bul kapağı al şarabı türünden bir oyuna biz de bastık paramızı ve bulduk şarabı:)

Hayallerinizde bir kır evinde kalıp, İtalyan yemeklerini öğrenmek varsa ya da bir trekking grubuna katılıp patika yollarda keşfe çıkmak … Cortona, Chianti, Lucca, Siena, Floransa bölgesinde aradığınızdan çok daha fazlasını bulabilirsiniz. Biz dere tepe dolaşırken kendimizi özel malikane statüsündeki bir şatonun bahçesinde buluvermiştik, şatonun içini göremesek de heybetinden belli oluyordu nasıl olduğu, sonrasında ise arabanın zor geçtiği toprak yolları istemeyerek takip banyo denilen bir yere varmıştık, yol o kadar meşakkatliydi ki banyo nedir diye gidip bakamamıştık bile ama sonradan internette gördüm ki Toskana bölgesi termal zenginliklere de sahip Pamukkale’yi aratmayacak güzellikle kaplıcaların olduğu yermiş meğer.

Toskana’nın lezzetli mutfağı

İtalya denilince akla pizza makarna geliyor olması normal ama böylesine doğal ve güzel coğrafyaya gelip de pizzaya kim bakar:) Belgesel kanallarında izlemeye bayıldığımız İtalyan aşçıların zeytinyağlı yemeklerini görememiş olsam da küçük bir yerel lokanta da zeytinyağlı tadımını şansa deneyimledim… Asciano’da ayaküstü birşeyler atıştırıp Siena’ya geçecektik ki koca lokantaya tek bir garson bakınca yarım saatte siparişimizi veremedik ve başka bir lokanta aramaya başladık, derken küçücük bir dükkanda neye uğradığımızı şaşırdık… Aile işletmesi bir dükkanda hem pişirip hem de şarküteri satıyorlar…

Masada üç kişi olmanın avantajını kullanıp ortaya üç dört çeşit tadımlık söyledik… Burrata peyniri başlı başına bir olay zaten… Domatesi zeytinyağında boğduk desem yeridir:) Ekmek bandığımız kekikli zeytinyağı ile patlıcan, enginar, kabak ise karnımızı doyuracağına iştah açıcı oldu… Haşlanmış kurufasulyeyi blenderdan geçirerek krema ile yapılan çorba kesinlikle çok leziz idi. Makarnasız pizzasız bir öğlen yemeği yemiş olduk:)

Toskana’nın kartpostal manzaraları

Toskana deyince yuvarlak saman balyaları, ayçiçeği tarlaları, dalga dalga tepecikler, selvi ağaçlarının sıralandığı S yolların akla geldiğini söylemiştim. İşte bu manzaraları bulmak, fotoğraflamak, hatta o fotoğrafların içine girmek için düştük yollara… Bölge o kadar küçük değil aslında ama nokta yerleri keşfetmek bizim için çok zor olmadı, kimi zaman aynı köye iki defa gitmek zorunda kalmış olsak da hava muhalefeti nedeniyle, kimi zaman arabayla önünden geçerken tesadüfen bulduk. Ama her keşif bizim için bir çığlık bir neşe kaynağı oldu. Bu kartpostallık manzaraları bulmakta instagramın hakkını vermemiz lazım:) Bunlardan birkaçını paylaşmak istiyorum:

Chianti’ye şarap festivaline giderken yolun kenarında gördüğümüz saman balyaları ve selvi ağaçlı yol…

 

Asciano yolu üzerindeki meşhur Toskana manzarası…

 

Köyler arasında giderken otoyol kenarındaki meşhur tepe

 

Siena yolu üzerindeki harika tarlalar

Toskana’ya nasıl gidilir?

Türkiye’den Toskana’ya ulaşmak için üç noktaya uçuş yapılıyor. En ideali Bologna ya da Pisa ‘ya uçmak, buradan güneye doğru araçla inmek. Üçüncü alternatif ise, şayet Roma’ya ucuz uçak bileti bulursanız Roma’dan kuzeye doğru da çıkabilirsiniz, hatta yol üzerinizde olacak olan Sorrano, Saturnia’yı da görme şansınız olur. Yolculuklarınızda gps kullanacaksanız otoyolları sadece havalimanına ulaşmak için kullanmanızı öneririm, bunun dışında otoyollara kapatın ve keyifli köy yollarını kullanın.

Araba kiralamadan seyahat etmek mümkün mü derseniz elbette mümkün ama zamanınızın çok olması gerekir, trenle Toskana bölgesinde ulaşabilirsiniz, köyler arasında otobüsler belli saatlerde de oluyor, dediğim gibi zamanınız bol ise herşey mümkün, ama 4-5 günlüğüne geliyorsanız kesinlikle araç kiralayın…

 

 

Share.

Yorum Yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.