Bir filmin izinden Toskana: Under The Tuscan Sun

0

Under The Tuscan Sun ( Toskana Güneşi Altında) 2003 yılında Toskana’da çekilmiş, Amerikan-İtalyan yapımı bir sinema filmi. Gösterimde olduğu dönemde çok istemiş olmama rağmen izleyememiştim, sonrasındaki yıllarda ise laptop ekranından film seyretmekten pek haz almadığımdan internetten indirmemiştim ama bir gün bu filmi bir şekilde izleyeceğimi biliyordum.

2008 yılında fotoğraf kursunda tanıştığım ve sonrasında can dostum olan Morvaliz – Fatoş Pur ‘un benim gibi bir İtalya aşığı olması tamamen tesadüf değil elbette, biz birbirimizi ortak bir çok özelliğimiz nedeni ile mıknatıs gibi çekiyoruz. Birlikte olduğumuz zamanlarda bol bol belgesel izler, seyahat planları yapar, birlikte olmadığımız zamanlarda ise şu kanala bak, şunu izle diye mesajlaşırız:) İşte böyle bir gün, aklımızda yine kaç yüztane seyahat tilkisi dolaşırken Fatoş, Under The Tuscan Sun dvd sini takıverdi ve biz hayallerde bir Toskana turuna başlayıverdik.

Toskana evi hayalim…

Yıllardır gitmek istediğimiz bir bölge olan Toskana için 8-10 günümüzü ayırıp da Under The Tuscan Sun filminin çevrildiği Cortana’yı da rotamıza dahil etmez miyiz hiç… Fatoş’un en büyük hayali filmdeki evi görmek, hatta evde kalmak ama sadece gruplara özel kiralandığını öğrenmiş yazışmalar ile, şimdilik sadece ziyaret edeceğiz… Üzeri açık minnak bir Fiat500 olmasa da tüm bölgeyi gezmek için bir araç kiraladık. Toskana seyahatimizde benim de bir hayalim vardı; üzüm bağlarını yukarıdan gören, terası büyük bir taş evde konaklamak ve bir iki gün hiç araba kullanmadan sadece küçük yürüyüşlerle gezmek, terasta manzaraya karşı oturup, laptopumu açıp, Toskana şarabı eşliğinde seyahat notlarımı yazmak…  Yani Toskana’yı içime çekerek, koşturmadan, telaş olmadan, iki gün harika bir evde yayılarak kalmak…  Alternatif olarak da İtalya kırsalında çok yaygın olan Agriturismo denilen çiftlik evlerinde kalmayı önerdim… Araba kiralama işi bende, evi kiralama işi ise Fatoş’ta ve üçüncü yol arkadaşımız Berna’da, bakalım kiralanan ev fotoğraflardaki kadar gerçek çıkacak mı… Bu hayallerle uçtuk Bologna’ya, bir gece kalıp üzerine de Bologna’yı gezerek güneye Toskana’ya doğru indik.

Evde kalacağımız için önce eve yakın bir marketten arabanın bagajını ve arka koltuğunu dolduracak kadar bir alışveriş yaptık, tüm itirazlarıma rağmen ikiye bir kaybettim:) Sonrasında kiraladığımız evi bulamadık:) Şaka gibi ama navigasyon bile bulamadı, turizm ofisi görevlisi adrese bakıp ” arayın, gelip sizi alsınlar, tarifi zor” dedi:) Benim gözlerim yeşil tepelerdeki evlerde, manzaralı ve teraslı fotoğraflarını görmüştüm evin, şunlardan biri ama hangisi diyorum içimden. İtalyan evsahibemiz İngilizce bilmediğinden, İngilizce bilen komşu oğlunu gönderdi bize. Kısa bir süre sonra annesini de alarak yanımıza geldi komşu ve arabalarımız önlü arkalı, düştük Toskana yolarına… Benim baktığım yamaçlar çok alçakmış meğer 🙂 Yollar bizi rakımı oldukça yüksek bir tepeye çıkardı, ama ne çıkış… Normal yol toprak yola dönüştü, biraz ötemiz neredeyse patika yol:)

Manzara ve ev gerçekten hayal ettiğim gibi, çok tepelerde olsa bile 🙂 Sorun şu ki, çevrede başka ev yok, insan yok, internet yok, biz üç kadın burada kalamayız, bu net… Tam da ne yaparız nasıl ederiz derken gün batımı başladı, neredeyse güneş ile aynı hizadayız, tüm vadi kızardı, güneş mükemmel batıyor. Azıcık soluklanıp, an’ın keyfini yaşadıktan sonra evde kalmayıp geldiğimiz gibi indik normal şehir merkezine ama bu arada hava da karardı. O saatte kalacak uygun yer bulmak da zor, bir bagaj dolusu yiyecek var ama kalacak yer yok.

İtalyanların Türkler kadar misafirperver olduğunu bilmiyordum o ana kadar, bir saat kadar önce tanıştığımız İtalyan anne & oğulun davetine hayır diyemedik ve geceyi harika bir İtalyan ailenin evinde yine İtalyan yemekleri yiyerek, misafir odasında açılmış yataklarda uyuyarak geçirdik. Bu arada seyahatimiz boyunca bizimle iletişimi koparmayan aile ile bugün bile sosyal medyada görüşmeye devam ediyoruz:)

Benim Toskana manzaralı, teraslı, taş evli hayalim olmadı yani. Sonrasında ne mi yaptık… Ertesi günü biraz daha güneyde Toskana’nın tam kalbinde, her yere yakın bir kır evi ayarlayarak, 4-5 günümüzü orada geçirdik. Yeni evimiz ve evsahibemiz iyi idi ama sonuçta konaklama ile ilgili hayallerim gerçekleşmedi. Bakalım Fatoş’un Cortana hayali olacak mı?

Toskana Güneşi Altında…

Under The Tuscan Sun filmi, yazar Frances Mayes’in 1999 yılında yazdığı romandan 2003 yılında sinemaya aktarılmış. Frances Mayes, Cortona yakınındaki bir evde yaşadığı dönemde üç kitap yazmış; Under The Tuscan Sun, Bella Tuscany ve In Tuscany. Kitaplar o kadar beğenilmiş ki, Cortona’ya ilgi artmış, yazarın bu kitapları yazdığı evini görmek için gelenlere özel ” Casa Bramasole” trekking rotası bile oluşturulmuş. Casa Bramasole, yazarın kaldığı ev olup aynı zamanda Under The Tuscan Sun çekimlerinin yapıldığı iki evden de biri. Ama bizim göreceğimiz ev başrol evi olan Bramasole

Filmin konusunu küçük bir paragraf ile özetleyecek olursak: Filmin ana karakteri  Frances; Amerika’da yaşayan, 35 yaşında başarılı bir yazar ve kitap eleştirmenidir, eşi tarafından aldatıldığını öğrenir ve boşanma kararı alır, mutsuz kadına lezbiyen bir arkadaşı sürpriz yaparak sadece gaylerin katıldığı bir Toskana turu hediye eder. Frances, Cortona’da gezerken satılık bir ev ilanını görür ve o anda evi satın almaya ve Toskana’ya yerleşmeye karar verir. Sonrasında ise evin tadilatı, köylülerle tanışma, aşk meşk işleri ile film keyifli bir şekilde devam eder. Hayat sürprizlerle dolu, üzülecek kadar uzun değil… Cesur olmak gerekir…

Film, izlerken gerçekten keyif alınan bir film. Zaten Toskana manzarası, evler öyle güzel  ki film bittiğinde internetten satılık ev bakıyorduk 🙂 Toskana seyahatimizin sanırım beşinci günü sabahı idi, harika köyleri gezerek Cortona önünde uzayan ovada hasat yapılan bir üzüm bağında kısa bir mola verdik ve sonrasında heyecanla yolumuza devam ettik. Önce zeytinlikleri geçtik, sonrasında ise navigasyon bizi kıvrıla kıvrıla giden bir yolun başına getirdi ve hedefe ulaşıldı dedi… İşte kısa videomuz 🙂

Fatoş, bir yandan eve bakıyor bir yandan filmin sahnelerini anlatıyordu. Arabayı park ettik indik ama ev kapalı, sadece yüksek bahçe kapısının anahtar deliğinden bahçesini kısmen görebildik. Fatoş’un hayali yarım kaldı, evin içini göremedik…

Yazarlara, ressamlara, sinemacılara ilham veren Cortana

Toskana’daki köyler  genellikle 14-15. yy da ve savunma amacıyla tepelere kurulmuş, hepsinin bir kalesi ve bir yada birden fazla kulesi bulunuyor. Ovalarda ise tarım yapılmış. Cortona, Toskana’nın Arezzo iline bağlı bir kasaba şimdilerde…Nüfusu 20-25.000 civarında. Tepeye çıktığımızda kasabanın merkezi çok büyük değil, yürüyerek hemen her yeri yürüyerek gezebileceğimiz kadar komplike… Aracımızı kasaba girişindeki otoparka mecburi park edip, taş döşenmiş yolları adımlamaya başlıyoruz.

Ortaçağın köylerinden olan Cortona’nın bulunduğu tepenin yüksekliği 450-500 mt civarında, o nedenle manzarası harika. Evlerin hepsi ovaya bakıyor, teras misali dizilmişler. Kimi sokaklar merdiven şeklinde, kimi sokakların üzerinde ise evler inşa edilmiş ama ana caddeye çıkan tüm sokaklar bir sürprize gebeler. Ummadığınız bir sokakta tasarım evi, başka bir sokakta yemek atölyesi gibi…

İtalya’da hemen her kasabanın meşhur bir İtalyan dondurmacısı olur:) Hava sıcak, en sevdiğim yoğurtlu ve kakaolu dondurmadan alıp sokakları serin serin geziyorum…Dükkanlar küçük, sevimli ve süslü… Hediyelik eşyalarda hep Toskana figürü… Seyahatlerde olmazsa olmazım; kendime en güzel anı bir  fotoğraf kitabı, arkadaşlarıma  ise manzaralı kitap ayıraçları:)  Toskana fotoğrafları o kadar güzel ki bakmaya doyamıyorum, bir yandan da artık yörenin bilirkişi oldum ya “” aaa bizim gittiğimiz agriturismo, fotoğraf çektiğimiz yer….” yorumları yaparak daha bir heyecan katıyorum fotoğraflara… Dört mevsimini de görmek istiyorum Toskana’nın…

Sonra sokak müzisyenlerinden gelen gitar ezgileri ve aşkla söylenen İtalyanca şarkılar… Amyans süper… Film setinde yürüyoruz sanki… Meydana geldiğimizde turizm ofisinden bol bol harita, broşür toplayıp öğle yemeği yiyeceğimiz restorana karar veriyoruz.

İtalya’da bir hafta kalınca kelimeleri anlamaya başlıyoruz ufak ufak, siparişimi kendim vermek istiyorum:) Pizza ve ev makarnası turistik ama fazla alternatifimiz de pek yok. Cortona’nın tarihi sokaklarında rose şarap eşliğinde Toskana ve film muhabbeti yapıyoruz. Bunu saymıyoruz, bizim bir daha gelmemiz ve Bramasole’de kalmamız lazım 🙂

Cortona’da B&B pansiyonlar, agriturismo çiftlik evleri, lüks evler konaklama için alternatifler arasında. Yakın çevredeki yürüyüş yollarında yürüyebilir, doğa turlarına çıkabilirsiniz… Bağbozumu ve şarap tadımı, yemek atölyeleri gibi etkinliklere katılabilir ya da boyanızı alıp buğday tarlalarını, üzüm bağlarını, ayçiçeklerini, uzun servi ağaçları arasından süzülüp giden yolları  tualinize resmedebilirsiniz. Hiçbirşey yapmak istemiyorsanız manzaraya karşı oturup kitabınızı okuyabilir ya da kendi notlarınızı yazabilirsiniz. Cortona gerçek bir ilham perisi, sizi boş bırakmayacaktır…

Share.

Yorum Yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.