Akdeniz’in tatlıserti : Sicilya

2

İtalya’yı kuzeyinden güneyine  beş kez ziyarette bulunmuş biri olarak Sicilya’ya karşı  inanılmaz  bir merak içindeyim, tipik bir İtalyan kentinden ne kadar farklı olabilir ki ama yine de görmek için sabırsızlanıyorum… Sicilya için oldukça kısa sayılacak üç günlük bir seyahat planı ile sadece bir keşif gezisi yapmaya karar verdim.

Sicilya, İtalya’nın güneyinde çizmenin burnundan kopmuş gibi bir ada… THY İstanbul – Katanya direk seferi ile 2 saat 10 dakikada göz açıp kapayana kadar gidiliyor. Gitmeden önce haritadan mesafeleri kontrol ettiğimde adanın ne kadar büyük olduğunu kavramıştım ancak gezerken bunu daha net hissediyor insan, hatta hiç adada olduğunuzu fark etmiyorsunuz bile.  Seyahatten bir gün önce uçak biletimi miles&smiles uçuş millerimi kullanarak yarı fiyatından daha aşağı bir rakama üstelik gidiş ekonomi – dönüş business olarak satın aldım,  seyahate saatler kala  iki arkadaşım BenimleGez’mek istediler ve seyahatime dahil oldular. Sayımız üç olunca araç kiralamak kaçınılmaz oldu.

Konaklama için alternatif çok, ancak dediğim gibi ada büyük ve zamanı verimli kullanmak için konaklamayı da buna göre organize etmek gerekir. İlk gün Katanya merkezinde üç yıldızlı bir otelde, ikinci gün ise Taormina ‘da iki yıldızlı küçük ve sevimli bir motelde konaklama gerçekleştirdik. Oda – Kahvaltı iki kişilik ücret sezonuna ve otelin yıldızına  göre 40 Eurodan başlıyor  400 Euroya kadar çıkabiliyor, bizim kaldığımız oteller 2 ve 3 yıldızlı, temiz, konforlu ve 60 Euro ( iki kişi için kahvaltı dahil ) civarında idi, gecelik oda başı 2 Euro ayakbastı parası otelde ayrıca nakit olarak ödeniyor . Yazın cuma-pazar adanın ziyaretçisi o kadar fazla ki son dakikaya kalıp oda bulmakta sorun yaşamamak için planlı olmanızı öneririm.

Sicilya’nın nüfusu ortalama 5milyon, başkenti Palermo, Katanya ise ikinci büyük şehri. Toplam 9 ili bulunan Sicilya özerk bir statüye sahip.  25.711 km2 yüzölçümü ile Akdeniz’in en büyük adası olan Sicilya’da, şehirler arasında tren ile yolculuk çok yaygın ancak yalnız seyahat etmiyorsanız gezi takviminizden  3-4 gün öncesinde araç kiralayarak  hem ucuz hem de konforlu bir seyahat yapabilirsiniz.  Fiat 500 nostaljik arabalar başta olmak üzere  iki kapılı küçük araçlar kiralama için çok popüler. Genel olarak Sicilya’da yeme-içme  Avrupa kentlerine nazaran daha ucuz. Ada tam bir turunçgiller cenneti, seyahat boyunca mandalina limon portakal bahçelerini gördükçe insanın iştahı kabarıyor.

Sicilya, her şehri her köşesi ile görülmeye değer  güzellikte. Adanın her m2si adeta hazine gibi değerli çünkü tarih boyunca üzerinde yaşama evsahipliği yapmış ve bugüne kadar gelebilmiş çok sayıda antik şehir kalıntıları var. Adayı tam anlamıyla görmek, yaşamak istiyorsanız minimum 7-8 gün ayırmanız gerekir ya da doğusu ve batısı için iki ayrı gezi planı yapmanızı öneririm. Ben üç gün gezdim ama aklım ve kalbim Sicilya’da göremediğim diğer şehirlerde kaldı. Bu adaya bir daha hatta bir daha daha geleceğime inanıyorum.

Caltagirone’nin çinili merdivenleri

Katanya’ya yaklaşık 1 saat mesafedeki Caltagirone, adanın güneydoğusunda ve denize kıyısı olmayan bir şehir. Seramikleri ile meşhur Caltagirone’yi Pinterest’te gördüğüm fotoğrafların etkisi ile gezi planıma dahil ettim. Şehir, tepede bir noktaya kurulmuş, 1693 yılında yaşanan depremle büyük oranda yıkılmış, ikinci dünya savaşında da hava bombardımanından ağır yaralar almış ancak yine de  hala ayakta kalan 18. yy dan kalma kilise ve yapılar görülmeye değer. Küçücük İtalyan arabaların bile geçmekte zorlanacağı kadar daracık labirent gibi sokakları, sarı taşlı binaları, çamaşır asılı pencereleri, parke taşlı sokakları ile tipik bir İtalyan şehri, ancak seramikler ile kendini farklılaştırmayı başarmış.

Caltagirone steps sicily

Caltagirone’deki  Scala di Santa Maria del Monte kilisesi ve kiliseye çıkan 142 basamaklı merdivenler şehrin en can alıcı ve görülesi noktası. Her basamağının farklı figürleri olan seramiklerle döşenmiş merdivenleri 2 mayıs-8 haziran tarihleri arasında taze çiçekli saksılarla adeta tablo edasında süsleniyor ve  gece de özel ışıklandırma yapılıyor, işte bu kadarcık bir etkinlik bile turistleri bu şehre çekmeye yetiyor, aynı benim gibi…

Arşimed’in memleketi: Siracusa

Sicilya’nın güney doğu sahillerinde yer alan Siracusa 2700 yıllık bir antik şehir, bu özelliğinden dolayı şehrin tamamı Unesco Dünya mirasları listesine alınmış.  Katanya’dan günübirlik gelip gezebileceğiniz Siracusa’da Apollo tapınağı, Yunanlardan kalma antik tiyatro, Roma tiyatrosu kalıntıları, geniş arkeolojik alanlar,  sokak aralarında görünce şaşıracağınız hatta üzerinde yerleşim olduğundan kazı yapılamayan toprak altında kalmış antik kent kalıntıları ile gezmeye doyamayacağınız bir şehir.

_DSC0504

Arşimed Meydanı, Duomo Katedrali ve meydanı, dörtgen kale, Fonte Aretusa çeşmesi, botanik park, Apollo tapınağı Ortigia adasında.  Güneşi Siracusa’da marinada batırmayı tercih ettim ama gece konaklamayı bu şehirde yapmadığıma pişman oldum.

Dumanı tüten Etna…

Adanın neresinde olursanız olun görürsünüz başı dumanlı Etna’yı.  Başlangıçta bu manzara sanki her an patlayacakmış gibi ürkütse de insan Etna’ya çıkmadan duramıyor. Ada halkı Etna’nın bereketine inanıyor ve canlı bir yanardağla yaşamaktan korkmuyor. Etna turlarına sabah erken vakit katılmak daha doğru bir karar. Biz kiraladığımız araç ile çıktık Etna’ya, yol boyunca lav tepeciklerini ve lavların arasından fışkıran pembe çiçekleri şaşkınlıkla izleyerek vardık ilk kretere.  Sicilya’ya gidip de Etna’ya çıkmadan dönmek olmaz… Hatta seyahatiniz uzun ise  Etna’nın eteklerindeki şarap tadım çiftliklerine gidip yörenin üzümlerinden yapılmış şarapları enfes peynirlerle tadabilirsiniz.

sicilya gezilecek yerler

Sicilya’nın süslü kızı;Taormina

Katanya’nın kuzeyinde, Etna’nın karşı yamacında küçük bir köy Taormina. Baba filminden sonra turistler rağbet edince popüler bir yer olmuş. Yamaçta olmasına rağmen denize kıyısı da olan Taormina’nın sokakları gündüz başka gece başka güzellikte. Balkonlarından, pencerelerinden sarkan çiçekler ile  süslü bir kız edasında Taormina.

Taormina-Sicilya

1 km uzunluğundaki Corso Umberto caddesi ve ara sokakları oldukça keyifli bir yürüyüş rotası aslında…Restoranlar, publar, dondurmacılar,hediyelik eşya dükkanları ve gelin-damatların eksik olmadı kiliseler… Antik tiyatroda klasik müzik konserine katılabilir,  kalede ise  yüzünüzü Akdeniz’in ılık rüzgarına vererek nefis manzarayı izleyebilirsiniz. Mevsim yaz ise teleferikle plaja inmek ve güneşlenmek güzel bir alternatif. Şık bir otelin terasında Akdeniz’in mavisine ya da Etna’nın tüten dumanlarına nazır Sicilya ezgileri eşliğinde meşhur meyve kokteyli içmek ve akşam yemeğinde kılıç balığı yemek nerdeyse geleneksel bir ritüel Taormina’ da….

Ve tatlısert Katanya…

Katanya, Sicilya’nın ağır abisi gibi… Etna’nın siyah taşları ile kaplanmış caddeler ve binalar kente ciddi bir hava vermiş. Diğer yandan ise geceleri canlı ve hareketli bir şehir. Balık hali ve çevresindeki restorantlar akşam yemeğinde yarışıyorlar adeta. Doume meydanı ve katedrali görülecek en önemli yapı.

Katanya-Sicilya

Şehrin sembolü olan fil heykelinin hemen yanındaki cafelerden birine oturup kahve eşliğinde etrafı izlerken, Etna caddesinde dükkanlara baka baka  yürürken sanki hep takip edildiği hissine kapılıyor insan… Biraz abartsak filmin bir sahnesinde olduğunuzu bile hayal edebilirsiniz…

Mağlum; burası Sicilya, mafya memleketi.

Share.

2 yorum

Yorum Yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.