Eğin dedikleri küçük bir şehir…

3

Cumhuriyetin ilanından  önce Eğin  olan kasabanın adı cumhuriyetten sonra ise Mustafa Kemal’den esinlenerek Kemaliye olarak değişirilmiş, Erzincan’ın gözden ırak bu küçük ilçesini görme isteği bende Eğin türkülerini dinledikçe oluştu. “Eğin dedikleri küçük bir şehir”…

Kemaliye ile Divriği ( benim memleketim) birbirine sınır komşu ilçeler. Enteresan olan şu ki; hem çok yakın hem de çok uzaklar birbirlerine. Mesela annem ve babam memlekette yaşamalarınna rağmen Kemaliye’ye uzak diye hiç gitmemişler. Her zaman olduğu gibi THY kampanyalarını takiple, aylar öncesinden İstanbul- Erzincan gidiş, Sivas- İstanbul dönüş uçak biletimi oldukça ekonomik bir ücrete aldım, temmuz 2013 seyahatim için ideal bir takvim.

kemaliye-suluhan

Erzincan’a varır varmaz bir günlüğüne araç kiraladım ve Fırat nehrini bir sağıma bir soluma alarak geze geze öğlen vakti Kemaliye’ye vardım. İlçenin girişinde kanyonun yeşil derin suyu karşıladı beni, ıssız ve çıplak dağlar, gezinti tekneleri, demir köprü ve işte Eğin dedikleri küçük şehre gelmiştim. Eşyalarımı nehir manzaralı otel odama bırakıp, biraz dinlenip kameramı kaptığım gibi bu küçük şehrin küçük sokaklarını keşfe başladım. Meyve ağaçları bol, ahşap binaları bol, suyu bol sevimli mi sevimli. Evlerin çatıları sac, gövde ise ahşap ağırlıklı. Dükkanlarda ahşap tek stil tabela kullanılıyor olması belediyenin büyük bir başarısı. Halk hemen anlıyor yabancı birinin geldiğini, yardımcı olmaya çalışıyorlar, misafir etmek istiyorlar. Anadolu halkının sıcaklığı resmen hissettiriyorlar.

Kanyonda tekne gezintisi yapmak istiyorum ama ramazan ayı boyunca yeterli turist olamayacağından turlara ara verilmiş. Sokakları gezdim, ahşap oymalı pencere ve kapılar burada da hakim. Hala işlemeli kapı tokmakları imal eden küçük bir dükkana rastladım, sayısı azalan bu esnaflar Kültür Bakanlığınca bence desteklenmeli ve korunmalı.

DSC_4838

Yaşlı bir amca ile sokak arasında sohbet ederken beni önce camiye ve Kadıgölü  şelalesine götürüp hikayesini anlattı, ardından da anahtarı kendisinde olan un değirmenini gezdirdi. Suyu bol demiştim Kemaliye için, sokak aralarından bile arklardan su akıyor, hava sıcak olduğu halde bu suyun şırıltısı ve serinliği inanılmaz iyi geliyor insana. Kemaliye dutu, pestili, cevizi, meyveleri ile meşhur. Heryer yeşil, çay bahçeleri Fırat’ın kolu Karasu nehri kıyısına konumlanmış ve halk buralarda gece geç vakitlere kadar serin serin  oturuyor. Bahçelerin arasında gezerken teyzeler sohbete çağırıp ikramlarda bulunmak istiyolar, bazılarına hayır diyemiyorum, böğürtlen dut elma kiraz hayır denilir mi ki 🙂

kemaliye-eğin

kemaliye-eğin-eskikapılar

İstanbul’dan Kemaliye’ye sadece ve sadece gezmek için geldiğime inanmaları güç oldu haliyle. Yola çıkmadan önce Eğinli komşum Bozkurt Lokantasında kavurma yemeden dönme dedi, et çok sevmememe rağmen iftarda dediği lokantaya erkenden gidip masa kaptım ve ezanı bekledim, 2000 nüfuslu kasabada en az 200 kişi iftara bu lokantaya gelmişti, yemekler yetmedi neredeyse , kavurma siparişleri ise yarım porsiyon olarak servis edildi. Yemek sonrası kısa bir yürüyüş yaptım, zaten o kadar küçük ki ilçe çok uzun yürüyüş yapamazsınız, hemen çıkışa doğru eski bir taş bina gördüm, bir bölümü kadınların halı atölyesi, bahçesi ise cafe, közde kahve içip otelime döndüm. Gece odamdan uzun pozlama fotoğraflar çektim, şehir ışıklarından uzak yerde yıldızlar çok daha belirgin ve güzel.

Kemaliye-Erzincan

Sabah kahvaltı sonrasında Ahmet Kutsi Tecer’in köyü Apçağa Köyü ‘ne gittim, arabayla 10-15 dk.mesafede. Şairin ” orda bir köy var uzakta, gitmesek de görmesek de , o köy bizim köyümüzdür” dediği köy Apçağa. Yine yeşillikler içinde, sulak bir bölge, dutlar toplanmaya başlanmıştı. Şairin evi müze haline getirilmiş ama köy muhtarı köyde olmadığından müzeyi göremedim. Köylülerle sohbet edip, köyü gezdim, sonrasında tekrar Kemaliye’ye döndüm.

Kemaliye’nin Taşyolu, kanyon boyunca dağın içi halk tarafından oyularak 130 yılda yapılmış, ortalama 8 km.lik bir taş tünel, bu yoldan geçerek tekrar Erzincan’a gitmeyi planlıyorum ama tek başıma geçmeyi gözüm kesmiyor, korkuyorum 🙂 Kanyonda her yıl temmuz ayında uluslararası bir festival düzenlenmekte, kaya tırmanışları, paraşütle kanyona inme vb. adrenalin yüklü aktiviteler yapılıyor, 2000 nüfuslu ilçenin Erzincan’ turizmine katkısı inanılmaz büyük. Kanyon Amerika’daki Grand Kanyondan sonra dünyanın ikinci büyük karanlık kanyonu,  korkmakta haklıyım yani 🙂 Taksi şoförü ve arkadaşından yardım rica ettim, ben taksi ile önden gidip benim aracımı da yardımcı şoföre bıraktım, böylelikle dilediğim yerde kameramı rahat rahat kullanabildim, ama zaten yol gerçekten zor bir yol imiş, Kanyonun bitiminde ben arabamla yoluma devam ettim.

Kemaliye-Taşyol-Kanyon

Asıl macera aslında şimdi başlıyormuş meğer, dağ yolunda ne telefon ne de 3G çekmiyor, GPS devre dışı. Dik iniş ve çıkışlı, virajlı, ıssız yolları düşük yakıt seviyemi dua ile kontrol ederek, arada yanlış yollara da saparak Erzincan ana yoluna çıktıım ve derin bir oh çektim. İlk istasyondan yakıt takviyesi yapıp Erzincan’a döndüm ve arabayı teslim ettim. Sonra da tarihi tren garına gidip Erzincan- Divriği tren biletimi 7TL ye aldım, şimdi aynı yolu bir de trenle geçmiş olacağım. Çaltı çayı boyunca tren sesi eşliğinde yaklaşık 3 saatte Divriği’ye vardım, istasyonlar kavuşma ve ayrılık hikayelerine sahne olduğundan seviyorum bu mekanları, beni de bekleyenler vardı.

Kemaliye- Divriği lezzet ve kültür turlarının başlamış olması beni çok mutlu etti, bu güzide yörelerin keşfedilmesi ve tanınması, turizmin katkı sağlaması açısından çok değerli bir adım.
Öneri;

  • Bozkurt lokantasında kavurma tadılması,
  • Karasu nehri kıyısında taze demlenmiş çay eşliğinde manzara izlenmesi,
  • Taşyoldan yürüyerek kanyonun izlenmesi
  • Kanyonda tekne türü

 

Share.

3 yorum

  1. Ulvi ÖZGENEL on

    Kemaliye memleketim. Memleketim hakkındaki izlenimlerinizden mutlu oldum. Teşekkür ederim.
    Ben de “Gezi Notları (www.gezinotlari12.blogspot.com)”nı yazmaya çalışıyorum. Sizin kadar usta değilim. Zaman ayıramıyorum. Arada bir meşgul oluyorum. Artık daha fazla zaman ayırmayı düşünüyorum. Kemaliye’de yaşıyor olsaydım sizi Kemaliye’de ağırlamak isterdim. Kemaliye’nin zenginliklerini daha iyi gözlemlerdiniz. Başarılar dilerim…

    Size bir bilgi yanlış verilmiş. İzninizle düzeltmek isterim. Kemaliye’den akan Fırat’ın kolu Karasu’dur. Taş Yolun’dan yersiz yere ürkmüşsünüz. Güvenlidir. Öte yandan fotoğraf çekmek için iyi yöntem bulmuşsunuz.

Yorum Yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.