Haydi, haftasonu Atina’ya gidiyoruz…

0

Komşu Yunanistan’ın Thassos ve Girit adaları ile Selanik ve Kavala şehirlerini gördükten sonra sırada Atina var. Yunanistan’ın başkenti ve medeniyetin beşiği Atina için bir haftasonu yeterli olacaktır diye düşünüp ucuz uçak biletini gördüğüm anda aldım. Cumartesi sabahı erken saatte gidiş, pazar akşamı geç saatte dönüş, yani iki koca gün Atina’yı görmek için vaktim olacak.

İstanbul’dan henüz kalkmış, kahvaltı servisi yapılıyordu ki Atina’ya inmek için alçalacağımızın anonsu edildi. Ortalama bir saatlik uçuş yani İzmir’e gider gibi… Bu arada airbus uçağın tamamının dolu olduğunu da belirtmek isterim. Türk Hava Yolları’nın şehrin en turistik otobüslerine verdiği reklamlar boşa değilmiş demek ki. Yunanlılar da Atina-İstanbul arasında Türk Hava Yollarını tercih ediyorlar.

Atina seyahatimde bir kez daha gördüm ki Yunan halkı, Türkiye ve Türkleri seviyor. Her birinin bir Türkiye bağlantısı, hikayesi, anısı var. Sohbet etme fırsatımızın olduğu herkes, Türkiye’yi yakından yakından takip ediyor. Tatillerinde İstanbul’a kaçtıklarını anlatırken gözlerinin içi parlıyor. Restoranlardaki menülerde, turistik otobüslerdeki rehberlik hizmetlerinde Türkçe alternatif dil. Sokaklarda gezerken Türkçe konuştuğunuzu duyanlar Türkçe “merhaba”, “kardeş” diye sesleniyorlar. Ben kendimi Atina’da turist gibi hissettim lakin yabancı hissetmedim.

Atina’ya gelirken fotoğraf makinanızı, yedek pil ve kartlarınızı yanınıza almayı unutmayın, yazıya yerleştiremediğim bir sürü fotoğrafım var eminim ki sizin de olacaktır.

Arkamızdan kardeş diye seslenilen bu güzel kenti iki gün gezmeye ne dersiniz?

Atina havalimanından şehir merkezine taksi ücreti fixlenmiş, 38 Euro. 30 dakikada otelimize geldik, sıcak bir karşılama ve kahve ikramı sonrasında eşyalarımızı odaya bırakır bırakmaz ver elini Atina sokakları

Atina Gezilecek Yerler

Zeytin ağaçları arasında yükselen AkropolisAtina-Akropolis2

Geçmişte olduğu gibi bugün de sayısız esere ev sahipliği yapan Atina için,  antik dünyanın görkemi ifadesi o kadar yakışıyor ki başınızı nereye çevirseniz antik bir kapı, sütunla karşılaşıyorsunuz. Neolitik Çağ yani M.Ö.8000 yıllarına kadar uzanan bir tarihin bugünkü torunlarına kalan kültür mirasını yerinde görmek inanılmaz heyecan verici. Zeytin ağaçları arasında yükselen Akropolis’e doğru ilerlerken aslında binlerce yıl geriye gidiyor insan.

Atina-Akropolis5

Akropolis, Yunanca ” yukarıya kurulan şehir” manasına geliyor, Atina Akropolis’i ise en meşhur olanı ve deniz seviyesinden 152 mt yukarıda, şehri korumak için kurulmuş. Bir kaç bin yıl sonra yani M.Ö.6 yy’da aynı tepede bugüne kadar gelmiş olan Athena’nın tapınağı Perthenon yapılmış. Parthenon, Atina demokrasinin sembolü. Dor sütunlarla yapılmış tapınak, 6. yy’da kilise, Osmanlı zamanında ise camii olarak kullanılmış. 1687 yılında Osmanlı döneminde cephanelik olarak kullanılırken Venedik saldırısına uğramış ve ciddi şekilde tahribat görmüş.

Atina-Akropolis1

Athena Tapınağındaki Karyatides heykellerinin bir kısmı 19.yy başlarında İngiltere’ye kaçırılmış ve British Museum’da sergileniyor, geriye kalan beş kadın figürünün asılları Akropolis Müzesinde. Yerlerine yapılan imütasyonları ise hala Akropolis içindeki Athena Tapınağının balkonunda.  Tapınaklara ve binalara girilemiyor, etrafında yürüyerek gezebiliyorsunuz.

Akropolis’in hemen yanıbaşında küçük bir tepe daha yer alıyor, yukarıdan bakınca bir kaç ağacın olduğu, herhangi yapının bulunmadığı bu tepenin üzerinde ziyaretçiler ne arıyor diye merak edebilirsiniz. Burası, antik dönemin bilinen en eski mahkeme alanı.

Atina-Gezilecek-Yerler3

Akropolis’in hemen  girişinde yaklaşık bin kişilik antik tiyatro yer alıyor. M.S. 161 yılında dönemin zenginlerinden Romalı Herodes tarafından yaptırılan tiyatro  günümüzde de  tiyatro festivallerinde kullanılıyormuş. Tiyatrocular ve izleyiciler açısından heyecan verici bir sahne olmalı.

Akropolis’in eteklerinde modern Akropolis Müzesi yer almakta, zaman yaratabilirseniz ve meraklısı iseniz müze kesinlikle görülmeli.

Akropolis’e giriş ücreti 20 Euro, öğrenciler ise yarısını ödüyor. Türk öğrenciler, geçerli bandrollü kimlik kartlarını göstererek %50 indirimden faydalanabilirler.

Antik AgoraAtina-Gezilecel-Yerler2

Antik Agora, kesintisiz olarak 5000 yıl yaşamın olduğu bir bölge. Antik Atina’nın din, ticaret, siyasi merkezi konumunda imiş.  Şimdiki halini M.S. 2.yy’da Romalılar tarafından yapılan tadilat ile almış. İçerisinde M.S.1000 yılında yapılan bir kilise de bulunuyor. Akropolis’in girişinden Antik Agora’ya doğru yol gider. Agoranın girişi ayrı, çevresi ise çevrili. Akropolis’den bakınca Antik Agora tüm heybeti ayakta dimdik.

Hadriyan Kemeri ve Zeus TapınağıAtina-Gezilecek-Yerler1

Atina, açık hava müzesi gibi. Otobüsle geçerken insan başını sürekli bir sağa bir sola çevirmek zorunda kalıyor. Zeus Tapınağı’na da ana cadde üzerindeki görkemli Hadriyan Kemeri’nden geçerek ulaşılıyor. Hadriyan Kemeri, Atina’yı ziyarete gelen Roma İmparatoru Hadriyan için M.S. 131-132 yıllarında yapılmış.

Olymposlu Zeus için yapımına M.Ö.3 yy.da başlanmış olan tapınak, Roma İmparatoru Hadriyan zamanında yani neredeyse 400 yıl sonra tamamlanmış, ancak M.S.3.yy da ise uğradığı saldırılarla kullanılamaz hale gelmiş. Tapınağı Akropolis’ten kuşbakışı görebilirsiniz.

Diğer Tarihi YapılarAtina-Gezilecek-Yerler4

Medeniyetin göbeği olan Atina’da görülecek oldukça fazla sayıda heykel ve yapı bulunmakta. Yukarıdaki yapıların dışında görebileceğiniz yerler;

  • Ulusal Kütüphane,
  • Parlemento Binası,
  • Arkeoloji Müzesi,
  • Üniversite,
  • Antik Stadyum,
  • Şehir Tiyatrosu
  • Panathinaiko Stadyumu

Atina’nın meydanlarıMonastiriki-Atina

Monastiraki Meydanı Atina’nın Sultanahmet’i. Şehrin en merkezi meydanlarından. Atina halinin ve metro istasyonunun da varlığı ayrıca kalabalık olmasına sebep. Etrafındaki ara sokaklarda hem alışveriş mekanları hem de restoran ve kafeler bulunuyor. Meydandaki Osmanlı’dan kalma camii dikkat çekici, yan tarafında tarihi sütunlar, arkasında Akropolis hepsi bir arada. Çekeceğiniz fotoğrafta tarihin her döneminden bir eser görünecektir. Sintagma Meydanı, yeni şehrin yüzü. Bankalar, geniş caddeler, lüks kafe ve oteller, mağazalar bu bölgede. Sintagma Osmanlı döneminde şehrin merkezi imiş.

Plaka’nın şirin merdivenleriAtina-Plaka

Atina’nın en güzel yeri diyebilirim. Renkli çiçeklerin süslediği merdivenlere sıralanmış masalarda hoş sohbetlerin yapıldığı, bir şeylerin içildiği, lezzetli yemeklerin yenildiği, keyifli mekanların bulunduğu bir bölge Plaka. Günboyu doludur masalar, fiyatlar ise yüksek değil. Sadece kahve içmek için bile oturabilirsiniz. Merdivenlerden yukarı çıkıp gezmenizi ayrıca öneririm, sürprizlere açık olun.

Anafiotika; şehrin kuytusundaki güzellikAtina-Beyaz-Sokak

Plaka’nın merdivenlerini çıkıp sürprize  olun demiştim:) Biz gerçi o kadar kolay bulamadık ama merdivenleri çıktığımızda Akropolis’e doğru ilerlerken beyaza boyanmış, daracık labirent sokaklarda şirin evlerin ve çiçeklerin arasında bulduk kendimizi. O an, Yunan adasından birine ışınlanmış gibi hissediyor insan. Hemen arkamız Akropolis oysa ki…

DSCF4990

1841 yılında bağımsızlığını ilan eden Yunan Krallığı, şehirde bir dizi yapılanmaya başlatmaya karar verir, yaptıracağı inşaatlarda çalışması için de Ege’nin küçük adalarından olan Anafi Adasından işçiler getirirler. Ada halkı da yaşadığı adanın bildiği mimarisini taşımış bu bölgeye ve ortaya bu sevimli mahalle çıkmış. Sokaklarında yürürken kendinizi bir Yunan adasında hissediyorsunuz.  45 adet evin bulunduğu mahalle gözden ırak olsa da turistler bu mahalleyi keşfetmişler bile, sessiz sessiz yürüyor fotoğraf çekiyorlar.

Bitpazarı gezmeyi sever misinizAtina-Bit-Pazari

Monastiraki Meydanında Flea Market (Bit Pazarı) yerine sığamamış Ermou Caddesinine kadar taşmış. Cadde üzerinde ve ara sokaklarda eskiciler sıralanıyor. Aklınıza gelmeyecek kadar enteresan eşyalar ve objeler satılıyor. Eski kitap, plak, fotoğraf makinası, mutfak eşyaları ve porselenler, eski mobilyalar, kanaviçe perdeler ve daha neler neler… Bu bölgede keyifli kafeler de bulunuyor. Arada dinlenmek, kahve molası vermek iyi gelecektir.

Grafitili duvarlar şehre renk katıyorAtina-Gezilecek-Yerler6

Avrupa’da çok şehirde grafiti görebilirsiniz ancak Atina sokaklarındakiler bir başka güzel. Bitpazarı çevresindeki ara sokaklar , Plaka bölgesi grafitinin yoğun olduğu yerler olmakla birlikte şehrin her köşesinden grafiti fışkırıyor adeta. Ernou Caddesinin ara sokaklarında kaybolun, grafitili cafeler ve kitapçılar, farz publar göreceksiniz. Yine aynı bölgede şemsiyeli sokaklara rakip güzellikte enteresan avizelerle donatılmış sokaklar var. Fotoğraf makinanızın pilini ve kartını kontrol etmeden gelmeyin buralara 🙂

Hip hop otobüslerle Atina çok rahat geziliyorDSCF4638

Mevsim bahar, hava güzel olunca Atina’nın turistik bölgesini gezmek için en iyi alternatif hip hop turist otobüsleri. 24 saatliği 10 Euro, 48 saatliği 13 Euro olan paketin ilkini tercih ettik çünkü ertesi günü neredeyse öğlene kadar biletimiz geçerli, sadece iyi saklamak ve istendiğinde göstermek gerekiyor. Otobüse binerken kulaklık veriliyor, rehberlik hizmeti dilleri arasında Türkçe de var, açık havada hem gezip hem de öğrenmiş oluyor insan. Birkaç alternatif otobüs firması var, paketleri de farklı farklı, 2-3 günlük bilet alanlara tekne turu hediye edenler ya da popüler plajlara dahi götürenler var.

İlk intiba; şehir biraz yorgun gibi, binalar eski, hatta biraz tozlu. Bir kaç durak gidince  saat de ilerlemiş, insanlar sokakları doldurmaya başlamıştı. İşte o zaman binaların yerine insanlara ve sokaktaki yaşama kayıyor gözler ve şehre çabucak ısınıyor insan. Hatta heyecan yapıp ilk pazar yerinde inmek dahi istedim, ama önce bir turlamak yukarıdan görmek lazım, sonrasında zaten dilediğimiz durakta inip, dilediğimiz durakta binebiliyor hatta aktarma bile yapabiliyoruz.

Atina’da yeme içmeAtina-Yeme-İçme

Monastiraki Meydanı’ nın arkasındaki Thission Metro istasyonundan hemen yanındaki Adrianou caddesinden başlayan kafe, restoran, tavernalar Plaka bölgesine kadar devam ediyor. İnanılmaz keyifli yerler, defalarca yürümek istiyor insan, yemeği bir yerde kahveyi diğer yerde almak sanki daha iyi olur. Yunanistan’da mekanlar çok şık, albenili, görselliğe önem veriliyor. Fiyatlar ise her işletmenin önündeki listede yazıyor. Geçmiş yıllara nazaran bir miktar fiyatlar yükselmiş diyebilirim ancak yine de ortaya karışık yaparak kişi başı 15-20 Euroya çıkabilirsiniz.

Atina-Yeme-Icme

Nisan sonu paskalya bayramı olduğundan hemen her köşeden kuzu ve kokoreç çevirme kokuları yükseliyordu. Tadına bakmadan olmazdı. Kuzu etinin çok leziz olduğunu itiraf etmeliyim. Ayrıca normalde kokoreç yemeyen ben, ciğere sarılmış kokoreci de beğendim. Peynir doldurulmuş biberler, fırında kızartılmış feta peyniri, Greek Salata ayrıca bildiğimiz tatlara benzese de Yunanistan’da daha bir iştah açıyorlar.

Atina-Gece-Hayati

Dondurma çeşitleri ve lezzeti de İtalya’ya kafa tutarcasına adeta. Yol kenarındaki el arabalarında satılan kuruyemişler ise ne alırsan 1 Euro ya da 2 Euro türünden, çıtır çıtır taptaze… Popüler barı ise Kidathineon Caddesindeki duvarları rengarenk Brettos Bar.

Atina’da konaklama

Atina’nın otel standardı genellikle tatmin edici türden. Metro istasyonuna 4-5 dakika yürüme mesafesindeki Art Otel’ de kaldım. Özellikle çalışanları, verdikleri bilgiler, kahvaltının zenginliği, yüksek tavanlı odaların konforu beni her açıdan tatmin eder seviye idi. Türklere olan sevgi ve ilgi ise hissedilir türden.

Konaklama tercihiniz Plaka bölgesinde de yapabilirsiniz, fiyatları diğer bölgelere nazaran bir miktar yüksek olsa da şehrin kalbinde uyanmak, güne pencereden görünecek Akropolis ile başlamak farklı duygular yaratacaktır insanda.

Share.

Yorum Yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.