Küçük bir Ayvalık kaçamağı…

4

Ayvalık, kuzey Ege’nin gözde tatil mekanlarının başında gelir. Deniz suyunun geç ısınması ya da kimilerine göre ısınamaması nedeniyle sezon geç açılır. Oysa ki Ayvalık deniz sezonu ile sınırlı bir tatil alternatifi sunmaz. Ayvalık ve Cunda’yı geçmiş on yılda iki defa ziyaret ettim, biri mart diğeri ise  mayıs ayında idi. Üçüncü ise bu haziran ayında küçük bir yaz kaçamağı…

Ayvalık dört mevsim gidilesi bir yer

Ayvalık, Balıkesir’in Ege Denizi kıyısında Midilli Adası ile karşı karşıya bir sayfiye. Edremit Havalimanının hizmete girmesiyle İstanbul’a mesafesi sadece 1 saat. Havalimanından Ayvalık Merkeze uçuş saatlerine uygun düzenli servis de var. Böyle olunca haftasonları İstanbullular için kaçılacak bir kapı daha açılmış oluyor.

Ayvalık bana göre sadece yaz aylarında Sarımsaklı Plajı ya da Cunda için gidilebilecek bir yer olmadı hiç. Taş kaplı sokakları, eski evleri, yakın çevresindeki doğal güzellikleri ve en önemlisi bozulmaya karşı dik durmuş ve eskiyi korumuş hali ile her mevsim gidilecek, kafa dinlemek için ideal, meze çeşitleri ve mutfaktaki zenginliği ile büyükşehir restoranları ile yarışacak kadar leziz, dört dörtlük bir bölge.

Eski Ayvalık sokaklarında yürüyün

Ayvalık, 1923 yılındaki mübadeleye kadar çoğunluğu Rumların yaşadığı bir yer iken mübadele ile boşalan evlere Girit ve Midilli adalarında yaşayan Türkler yerleştirilmişler. Rumların mimarideki meziyetlerini evlere bakarak anlamak çok zor değil. İki üç katlı taş evler, yüksek tavanlar, pencerelerdeki panjurlar, evlere çıkılan merdivenler ve sütunlar bugün bile kendine baktıracak türden. Sokaklar yine taş döşeme. Sabahın erken saatlerinde Hayrettinpaşa Mahallesinde sessiz sessiz yürüyüp fotoğraf çekerken bisikletli çocuklara, fırından taze simit ekmek almış amcalara ve cok sayıda kediye rastladım.  Fotoğraf çekmeyi sevenler yazın değil ilkbahar ve sonbaharda gitmeli Ayvalık sokaklarına, turistten ziyade yöre halkını görüp gündelik yaşama tanıklık edeceklerdir.Macaron-Sokagi-Ayvalik

Sabah saatlerindeki sessizlik Macaron bölgesine doğru yaklaştıkça yerini neşeli sohbetlere bırakır. Camlı Kahve, Kahramanlar simit ve kurabiye fırını, Mor Salkım Kafe bu gölgenin bölgenin en nostaljik sokağını oluşturuyor. Kahramanlar fırının meşhur damla sakızlı Ayvalık kurabiyesi hemen karşısındaki Camlı Kahve’de böğürtlen ya da karadut suyu ya da limonata ile buluşuyor.Ayvalik-Eskici-PazariAntika eşya ya da ikinci el eşya sever misiniz? Oyalı yazmalar, elbiseler, kanaviçe yastıkları, müzik aletleri, fincan takımları, kitaplar, plaklar daha neler neler… Hepsinden fazlası cumartesi günleri sokaklarda tezgahlarda. Almasa bile insan bakmaya doyamıyor. Hepsinin bir hikayesi bir yaşanmışlığı var. Bu sokaklarda küçük küçük kafeler dinlenmek ya da damla sakızlı kahve içmek için mola durağı gibi.Ayvalik-Gezisi

Eskici tezgahlarından ayrılmayı başarsanız da az ilerdeki Ayvalık pazarının tezgahlarına takılacağınız kesin. Köylerden toplanıp getirilmiş mevsim meyveleri, sebzeler, Ege otları, yumurta, peynir, köy ekmeği. Tadımlık bir kaç çeşit meyve alıp çantaya atmalı ara öğün niyetine… Taze lor peyniri ile vişne reçeli ise bir çok kişinin favorisidir.Macaron-Konagi-Ayvalik

Macaron sokaklarında eski konaklardan butik pansiyone dönüştürülmüş Macaron Konağı’nı keşfedin. Mutfaktan gelen ekmek kokusu, sabahları özenle hazırlanmış kahvaltısı güne müthiş enerji ile başlatacak türden. Macaron Konağı’nın odaları birbirinden güzel ve zevkle döşenmiş. Ama bir de bahçesi var ki tüm günü burada geçirecek kadar keyifli.Ayvalık-Muze

Ayvalık merkezdeki Taksiyarhis Kilisesi 2011 yılında Rahmi Koç Vakfı tarafından restore edilmiş, tek kubbeli dikdörtgen şeklindeki kilisenin duvar ve tavanlarındaki freskler görülmeye değer, restorasyon sonrası müzeye dönüştürülmüş mekanda eski arabaların yanı sıra denizcilik, fotoğraf ve başka alanlara dair tarihi belgeler ve eşyalar sergileniyor.

Ayvalık sokaklarında yürümek güzel,eğlenceli ve tarih doludur.

Sanat köye dönüşen Küçükköy’ü keşfedinYeniçarohori-Ayvalik

Küçükköy, Ayvalığa 7 km uzaklıkta bir belde. Herkes Sarımsaklı Plajını bilir, yörenin en meşhur plajlarındandır. İşte Sarımsaklı Plajı Küçükköy’ün sahilinde imiş meğer. Beldenin tarihçesi Fatih Sultan Mehmet’e kadar gidiyor. Midilli’yi korumak için  200 yeniçeri bu bölgeye yerleştirilmiş, köye de Yeniçarohori yani yeniçeri köyü denilmiş. Köyde bir dönem Rumlar, 1800 lü yıllarda Karadağ’dan gelen Boşnaklar da yaşamış.

Köy meydanındaki eski kilise camiye, okul ise müzeye dönüştürülmüş. Duvarlarında Ayvalık ve Küçükköy’ün eski fotoğrafları, bölgeden toplanmış eski eşyalar sergileniyor.Kucukkoy-Ayvalik

Şimdilerde ise Küçükköy’de hummalı bir çalışma var. Ege’de yeni bir tasarım merkezi ve sanatköy oluşuyor. Ressamlar, heykeltraşlar, müzisyenler sadece yaz tatilleri geçirmek için değil sanatlarını icra etmek için yerleşiyorlar Küçükköy’e. Evler restorasyondan geçip sanat atölyelerine, köy odası  ise bilgisayar programlarının tasarlandığı çalışma odasına dönüşmüş bile.Yenicarohori-Sanat-Köy-Ayvalik

Projede köylü kadınları da üretimleri ile destek oluyorlar. Köy meydanından yürüyerek geçemeyen kadınlar şimdi el emeği göz nuru ürünlerini köy meydanında satıyorlar. Boşnak böreğinin tadına bakmadan dönmeyin…

Cunda ( Alibey Adası ) olmazsa olmazCunda-Adasi-Gezilecek-Yerler

Cunda Adası yeni adı ile Alibey Adası yörenin olmazsa olmazı bence… Ayvalık adalarından yaşamın olduğu tek ada… Taş Kahve bir klasiktir, kahve burada içilir. Güneş saatinde bir durulur ve saatin kaç olduğu tahmin edilir. Mis gibi lokma tatlısı kokuları eşliğinde Cunda sahilinde yürümek keyiflidir.Asiklar-Tepesi-Cunda

Arnavut kaldırımlı sokaklar sizi en güzel seyir tepelerinden biri olan Aşıklar Tepesi’ne çıkarır. Ayvalık adalarını tepeden izleyebilirsiniz. Aşıklar Tepesindeki tarihi değirmen restorasyondan geçirilmiş ve kütüphaneye dönüştürülmüş.

Adanın en cezbedici özelliği müthis leziz olan mezeleri.  Restoranlar adeta lezzet yarışında. Yörenin geçmişteki Rum kültürü, ada mutfağının mezelerinin ve lezzetinin ilham kaynağı. “Rakı Balık Ayvalık” boşa söylenmemiş.Ada-Camping-Cunda

Patriçya Koyu Cunda’nın en güzel koylarındandır ama hem deniz tatili hem de konaklama bir arada olsun istiyorsanız Cunda Tabiat Parkının komşusu Ada Camping denizi ve samimi ortamı ile alternatif tatil sevenlerin kaçış noktası. Ada Camping’de dileyen karavanda, dileyen çadırda dileyen klimalı bungalowlarda konaklayabiliyor.

Kozak Yaylasında oksijen depolayın

Kozak Yaylasi

Ayvalık – Bergama arasında ve Ayvalığa yaklaşık 20 km uzaklıkta bulunan Kozak Yaylası tam bir oksijen deposu. Doğal fıstık çamı ağaçlarından oluşan ormanın etrafında 10 dan fazla köy var. Yayla hem Ayvalık hem de Bergama ilçelerinin ortak yaylası. Fıstık bol olunca yöreye özgü fıstıklı helva da yapılmış. Yukarıbey Köyü’ndeki Çınar Restorantta hem fıstık helvasının tadına bakabilir hem de ağaçların altında soluklanabilirsiniz. Ayrıca diğer köylerde de kahvehaneler yöre halkı ile muhabbet için birebirdir.

Gezinin diğer notları:

  • Bu yazıda okuduklarınızın daha fazlasını sadece iki günde gerçekleştirdim, fırsat yaratıp üç günlük bir gezi organize ederseniz tadına varacağınız bir program olabilir.
  • Herkese kamp ya da butik otel tarzı konaklama uymayabilir, biraz lüks olsun otelim derseniz Murat Reis Ayvalık’da hem beyaz kumlu plajı, hem de odalarının konforu ve lezzetli Ege mutfağı ile beş yıldızlı bir tatil yapabilirsiniz.
  • Bisiklet, trekking, kano bu bölge için çok uygun aktiviteler, tatiliniz daha aksiyonlu geçebilir bu sayede.
  • İlgi alanınıza resim, heykel vb. sanatlar giriyorsa Küçükköy’e kesinlikle gelmelisiniz.
  • Her sene kasım ayında  Uluslar arası Zeytin Hasat Günleri organize ediliyor, bir zeytin hasadına katılmayı düşünürseniz Ayvalık neden olmasın…

Share.

4 yorum

Yorum Yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.